דפים בנושא:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28] >
Off topic: UYARI: Dikkat Scam
מפרסם התגובה: Adnan Özdemir

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Obamas NSA-Rede: Kleine Reform für den großen Bruder" Jan 17, 2014

--Alıntıdır--

Kaynak: http://www.spiegel.de/politik/ausland/us-praesident-obama-redet-zur-nsa-und-geheimdienst-reform-a-944177.html

Von Sebastian Fischer, Washington
........................................................

Zwischendurch wirkt es, als sei Barack Obama nicht der Präsident der Vereinigten Staaten von Amerika. Sondern der Uno-Sondervermittler in den Konflikten zwischen der NSA und dem amerikanischen Volk sowie der NSA und dem Rest der freundschaftlich gesinnten Welt.


Da wirbt Obama einerseits für die Bedenken der Menschen: "Unser Regierungssystem beruht darauf, dass die Freiheit nicht von guten Absichten der Mächtigen abhängt; es beruht auf dem Recht, das die Mächtigen in ihrer Macht einschränkt." Und andererseits wirbt er für die Späher: "Die Leute von der NSA und anderen Geheimdiensten sind unsere Nachbarn und Freunde." Sie missbrauchten ihre Macht nicht, und "wenn Fehler gemacht werden, dann korrigieren sie diese".


Aufgepumpte Rhetorik, abgespeckte Reform

So geht es hin und her in Obamas 45-Minuten-Rede zur NSA-Reform, auf die Amerika und die Welt im Grunde genommen seit den ersten Enthüllungen Edward Snowdens im Juni 2013 gewartet haben. Er liefert: aufgepumpte Rhetorik, abgespeckte Reform. Obama verspricht bei seiner Rede in Washingtons Justizministerium alles andere als einen Neuanfang. Die NSA wird weiter schnüffeln.

Was Obamas Leute im Vorfeld als "ganze Serie spezifischer Reformen" ankündigten, das ist am Ende nicht mehr als NSA-Kosmetik. Die kleine Reform für Big Brother. Ein paar neue Sicherheitsvorkehrungen für den Schutz von Persönlichkeitsrechten, ein paar Prüfaufträge, ein paar Beruhigungspillen fürs Ausland. Fertig.

"Wir werden die Kommunikationen von Staats- und Regierungschefs unserer engen Freunde und Alliierten nicht überwachen", verspricht Obama unter anderem an die Adresse der deutschen Kanzlerin gerichtet. Obwohl er dies Angela Merkel zuvor schon persönlich zugesichert hat, hört sich das in diesem allgemeinen Rahmen natürlich gut an. Außerdem hatte er zu Beginn seiner Rede schon eine DDR-Referenz eingeflochten, wohl auch nicht ganz zufällig: "Totalitäre Staaten wie Ostdeutschland haben gezeigt, was passieren kann, wenn die gewaltige, unkontrollierte Überwachung Bürger zu Informanten macht und die Menschen für das verfolgt, was sie in ihren eigenen vier Wänden sagen."

Dann aber schränkt Obama gleich zweifach ein: Wenn es die nationale Sicherheit "zwingend" erfordere, dann könnten auch befreundete Staatschefs abgeschöpft werden. Und: "Unsere Geheimdienste werden rund um die Welt weiterhin Informationen über die Absichten von Regierungen sammeln, so wie die Dienste der anderen dies auch tun." Was mag das im Klartext heißen? Merkel als Regierungschefin ist mehr oder weniger raus - aber für Sigmar Gabriel als Vizekanzler gilt das noch lange nicht?

Schwammig bleibt Obama auch in der Frage des von ihm zugesicherten besseren Persönlichkeitsschutzes für Ausländer. Er habe Geheimdienstkoordinator James Clapper und Generalstaatsanwalt Eric Holder angewiesen, Sicherheitsvorkehrungen zu erarbeiten, die die Speicherzeit personenbezogener Informationen sowohl verkürzen als auch deren Nutzung restriktiver handhaben sollen. Ein Auftrag, keine Entscheidung.

Keine Abfrage mehr ohne richterliche Genehmigung

Den Amerikanern versicherte der Präsident, dass die umstrittene massenhafte Sammlung von Telefon-Metadaten zwar fortgesetzt werde ("mächtiges Instrument"), das Verfahren aber solle sich ändern. Die Daten sollen künftig nicht mehr direkt bei der NSA - also der Exekutive - gespeichert, sondern von einer "dritten Partei" verwahrt werden. Denkbar sind die Telefongesellschaften selbst oder ein Zusammenschluss von Providern.

Der Haken: Der Präsident gibt dem Justizministerium und der NSA 60 Tage Zeit, ihm Vorschläge zu unterbreiten; doch schon jetzt sperren sich die Netzanbieter gegen ein solches Vorhaben. Obama hat damit eine Reform angekündigt, deren Umsetzung noch längst nicht geklärt ist. Letztlich soll auch der - parteipolitisch polarisierte - Kongress mitentscheiden.


Eines ist ab sofort wirksam: Die Dienste dürfen keine Telefondaten mehr aus der Sammlung abfragen, ohne dass nicht eine richterliche Genehmigung des geheim tagenden Foreign Intelligence Surveillance Court (Fisc) vorliegt. Bei der NSA wird dieses Verfahren mit Sicherheit für Verärgerung sorgen.
Ansonsten aber haben sich die Späher und Spione nicht zu beklagen. Obama hat unter Rückgriff auf die US-Geschichte versucht, sie aus ihrem fürs Image nicht unbedingt förderlichen Schattenreich herauszuholen: Die Geheimdienste, so Obama, hätten den USA immer wieder geholfen, Nation und Freiheit zu verteidigen. In den Anfangsjahren der Republik gegen die Briten, dann gegen die rebellischen Südstaaten, später gegen Japaner und Deutsche im Zweiten Weltkrieg, schließlich im Kalten Krieg gegen die Sowjetunion. Und seit den 9/11-Anschlägen gegen den internationalen Terrorismus. Aus den NSA-Mitarbeitern macht Obama Freiheitskämpfer.

Natürlich ist da etwas dran; dennoch wirkt es reichlich überzogen. Obama trat ja einst auch an, um die Auswüchse des Sicherheitsstaates unter George W. Bush wieder einzuhegen. Damals versprach er zum Beispiel, das Gefangenenlager von Guantanamo zu schließen. Bis heute ist ihm das nicht gelungen. Wird es mit seiner kleinen NSA-Reform genauso laufen? Am Ende seiner Amtszeit könnte so ausgerechnet das bestehen bleiben, was er einst verändern wollte. Dass er an diesem Freitag nur den kleinen Wurf gewagt hat, wird sein Erbe bestimmen.

--------------------
Ado'nun yorumu: ABD merkezli şirket ve kurumsalların neler çevirdiklerini az-çok tahmin ediyordum. Snowden uyandırmasaydı bu kadar samimi "buddy" olduğumuzu bilemezdim. Merkel'in bile herşeyini dinleyip kaydetmişler.

[Edited at 2014-01-17 21:15 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Bütün Dünya'yı nasıl izliyorlar" Jan 24, 2014

--Alıntıdır--


New York Times gazetesi geçen hafta NSA’in kötü amaçlı yazılım, yani malware kullanarak dünyada 100 bine yakın bilgisayara girdiğini gündeme getirmişti.

Amerika'nın Sesi'nde yayınlanan habere göre; New York Times, kurumun gizli bir teknoloji kullanarak bilgisayarlar internete bağlı olmasa bile içlerindeki verileri değiştirebildiğini de ortaya koydu.

Washington’da yaşayan siber güvenlik uzmanı James Andrew Lewis bu yöntemlerin NSA’in kullandığı eski yöntemlerden çok farklı olduğunu söyledi ve “NSA’in 15 sene önce bir sorunu vardı. İstihbarat toplama yöntemleri neredeyse bir gecede değişti. Telefon konuşmaları ve Telekom temelli yaklaşım bitti ve NSA Internet çağına geçiş yaptı" dedi.

Uzman, internetin asla güvenli olmadığını belirterek “Bazı programlar internetin güvenli olmamasından ve belki de yaşamlarımız boyunca güvende olmayacak olmasından yararlanıyor. Bu nedenle birçok kurum en hayati ağları ve süreçleri internetin dışında tutmaya karar verdi” ifadelerini kullandı.

Lewis, NSA’in çok karmaşık yöntemler geliştirerek sanki bir bilimkurgu romanından çıkmışa benzeyen işlemler gerçekleştirdiğini söyledi ve “Klavyede kullanılan her harf bir elektronik sinyal yollar. Bu sinyali elde etmek mümkün. Bunu biz de yapıyoruz, Ruslar da yapıyor. Birçok ülke için bu mümkün. Şaşırtıcı olan şey, çok da yakında bulunmanızın gerekmemesi. Rus örneğine bakarsak, onlar bir ara Amerikan büyükelçiliğinin camlarından klavyenin radyasyonunu topluyordu. Birçok kişi ev anahtarlarını sahte bir taşın altına saklıyor. Yıllardır istihbarat kurumları buna benzer bir yöntem kullandı. Örneğin çok hassas bir alıcınız var, bunu sahte bir taşın içine koyup örneğin internete bağlı olmayan bir İran nükleer tesisinin önüne fırlatabilirsiniz. Böylece sisteme girmiş olursunuz.” dedi.

Lewis bu tür casusluk oyunlarının 100 yılı aşkın süredir devam ettiğini, teknoloji geliştiği sürece bu casusluk oyunlarının bitmesini beklemediğini ve bunları yapanın yalnızca Amerika olmadığını vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti:

“Dinlendiğini fark edenlerin yaptığı şeylerden biri, mesajlarını şifrelemek oluyordu. Bundan sonra bu şifreler kırılmaya çalışılıyordu. Ardından da şifreler güçlendirilmeye çalışılıyordu. 100 yıldır devam eden bu iş, ülkeler için önemli. Yalnızca Amerika için değil, bütün büyük güçler için. Hiçbiri sinyalleri toplamayı bıraktım diyemez.”

---------
Kaynak: http://www.odatv.com/n.php?n=butun-dunyayi-nasil-dinliyorlar-2401141200


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"250 TL ödeyip "gönüllü jigolo" oldu, iş alamayınca "dolandırıldım" deyip polise başvurdu" Jan 26, 2016

--Alıntıdır--

Arzu KAYA/İSTANBUL, (DHA)

İnternet sitesi sahibi hakkında başlatılan soruşturma kapsamında arkadaşlık sitesi sahibi R.K.’ye "Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açıldı.

"JİGOLO OLMAK İSTER MİSİNİZ ?"
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan iddianameye göre olay şu şekilde gelişti; 2012 yılının Ağustos ayında müşteki N.K.(47), internette gezindiği sırada üzerinde kadın resimlerinin bulunduğu "jigolo olmak ister misiniz" ibareli reklama tıklayarak ücretsiz üye oldu. Bu üyeliği sonrası cep telefonuna "Başvurunuz onaylanmıştır. Mail adresinize detaylı bilgi gönderilmiştir." yazılı katalog işlemleri için telefon numaralarının bulunduğu mesaj gönderildi.

"4 SAAT İÇİN 600 TL, 8 SAAT İÇİN BİN 200 TL KAZANACAKSINIZ"Mesaj içeriğindeki numaraları arayan N.K.’ye telefondaki kadın üyelik için 250 lira para yatırması gerektiğini söyledi. N.K.’ye üye olduğu taktirde 40 ile 70 yaş arasındaki kadınlarla birlikte olduğu zaman 4 saat için 600, 8 saat için ise bin 200 lira verileceği belirtildi. Telefondaki kadının sözleri üzerine N.K., kendisine verilen hesap numarasına 250 lira olan üyelik ücretini yatırdı, ama görüşme son telefon görüşmesi oldu.

NE ARAYAN OLDU, NE TELEFONU AÇAN
N.K’yı kimse aramadığı gibi, onun defalarca aramasına rağmen telefonu açan kimse olmadı. N.K bunun üzerine polise başvurup "dolandırıldım" dedi.

SİTE SAHİBİ PARAYI İADE ETTİ
Soruşturma kapsamında ifade veren şüpheli R.K., Sultanbeyli’nde kendisine ait vergili ve faturalı iş yeri ve arkadaşlık sitesinin olduğunu, bu siteye üye olmak isteyenlerin para yatırdığını belirtti. Üyelik ücretinin aylık 100, 6 aylık 250 lira olduğunu söyleyen şüpheli R.K., müştekiye parasının iade edildiğini kaydetti. Soruşturma aşamasında siteye üye 4 kişinin daha ifadesi alındı ve aynı yöntemle üye olduklarını belirttiler.

AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE DAVA AÇILDI
Savcılık iddianamesinde şüpheli R.K.’nin bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğini ifade ederek, daha sonra müştekiye paranın ödenmesiyle etkin pişmanlık gösterildiğini kaydetti. İnternet sitesi sahibi R.K. hakkında "Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açıldı.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/250-tl-odeyip-gonullu-jigolo--gundem-2075846/



----------
Ado'nun notu: Aman gardaşım dikkatli olsaydın. İspanya'da böyle değil ama bu türden bişeyler başıma geldiydi. Gençtim tabi, Alman pornolarının etkisinde kalmıştım. Filmde oynatacağız seni dediler. Hani şu Sibel Kekilli'nin ilk çevirdiği filmlerden çevireceklerdi benimle. Deneme çekimi filan diye 2-3 kez çağırdılar. Paraları bayıldım ajansa. Sonra: "Boyu" endüstri standartlarında değil dediler geçtiler. Bu da böyle bir anımdır.


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Son kurban Profesör" Feb 10, 2016

---Alıntıdır--

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/son-kurban-profesor-40052858

TELEFON dolandırıcılarının son kurbanı eski Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Yüksel Tomurcuk Atagök (77) oldu.

Sarıyer’de oturan akademisyeni telefonla arayan dolandırıcı, buyurgan bir ses tonuyla polis olduğunu, hesaplarının terör örgütü tarafından ele geçirildiğini, hemen parayı çekmesini ve kendilerine teslim etmesini istedi.

EVDEKİNİ DE VERDİ
Paniğe kapılan Atagök hemen bankadan parasını çekti telefondaki sesin yönlendirdiği kuryeye teslim etti. Dolandırıcılar, Atagök’ü tekrar arayıp evdeki parasını da söyledikleri yere getirmesini istedi. Atagök, evdeki parayı da Sarıyer’de buluştuğu kuryeye verdi. Atagök’ten toplam 245 bin lira alan dolandırıcılar ortadan kayboldu. Atagök yakın çevresine olanları anlatınca dolandırıldığını anladı. Dolandırıcılar aranıyor.

KARATAY DA DOLANDIRILMIŞTI
Prof. Dr. Canan Karatay ile ceza hukukçusu Prof. Dr. Erdener Yurtcan da tele-dolandırıcıların kurbanları arasında. Karatay, kaptırdığı 50 bin dolar ile 10 bin lirayı kurtarmıştı. Yurtcan ise 600 bin doları, sonra da 2 milyon 900 bin TL’yi dolandırıcılara teslim etmiş, 400 bin lirayı da internet yoluyla dolandırıcılara kaptırmıştı.


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Ceza profesörü dolandırıcılara 4,5 milyon kaptırdı" Feb 12, 2016

--Alıntıdır--

Telefon dolandırıcılarının son kurbanı ünlü ceza hukukçusu Prof. Dr. Erdener Yurtcan oldu. Yurtcan, hesabındaki 4.5 milyon lirayı dolandırıcının verdiği hesaplara aktardı.

Telefon dolandırıcılarının son kurbanı ünlü ceza hukukçusu Prof. Dr. Erdener Yurtcan oldu. Türkiye’nin önde gelen ceza hukuku uzmanlarından Prof. Dr. Erdener Yurtcan’ı arayan bir dolandırıcı kendisini Anadolu Adliyesi Başsavcısı Fehmi Tosun olarak tanıttı. Yurtcan’a “Terör örgütü hesabınızı ele geçirmeye çalışıyor, paranızı orada tutmayın, bize aktarın, biz de Merkez Bankası’na yatıracağız” dedi. Dolandırıcıya inanan Yurtcan, birkaç sefer de toplam 4.5 milyon lirasını dolandırıcının verdiği hesaplara yatırdı. Yurtcan’ın damadı durumdan şüphelenince gerçek ortaya çıktı.

Fakat Başsavcı Tosun ile konuştuğuna emin olan Yurtcan dolandırıldığına inanmak istemedi. Bunun üzerine Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü polisleri Başsavcı Fehmi Tosun ile iletişime geçti.

Bir çok eseri var
Tosun’un devreye girmesiyle Yurtcan dolandırıldığına ikna oldu. Dün akşam polise ifade veren Yurtcan başından geçenleri polise anlattı. Polis dolandırıcıları tespit etmek için çalışma başlattı. Hukuk alanında bir çok eseri olan Yurtcan’ın “Cumhuriyet Savcısının ve Ceza Yargıcının Başvuru Kitabı” adlı 557 sayfalık bir çalışması da var.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/ceza-profesoru-dolandiricilara-4-5-gundem-2132073/

-----

400 BİN TL'Yİ EFT İLE GÖNDERMİŞ

Telefon dolandırıcılarının son kurbanı ceza hukukçusu Prof Dr. Erdener Yurtcan'ın polis sandığı şüphelilere paranın büyük bölümünü elden teslim ettiği, 400 bin liralık bir kısmı ise EFT yöntemiyle gönderdiği ortaya çıktı. EFT yöntemiyle gönderilen son partinin yaklaşık 100 bin lirasının, son anda gönderilen hesaba bloke koydurularak kurtarıldığı belirtildi. Polis şüphelilere ulaşmak için güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Dolandırılan paranın yaklaşık 4,5 milyon lira olduğu ve bugüne kadar dolandırıcıların en yaptığı en büyük vurgun olduğu belirtildi.

BAŞSAVCININ İSMİNİ VEREREK İKNA ETTİLER

Türkiye'nin önde gelen ceza hukuku uzmanlarından Prof. Dr. Erdener Yurtcan'ı dün telefonla arayan bir kişi büyük bir operasyon yürüttüklerini banka hesaplarına terör örgütü tarafından girildiğini söyledi. Arayan kişi Anadolu Adliyesi Başsavcısı Fehmi Tosun'un da durumdan haberi olduğunu söyleyerek bankadaki parasını çekerek kendilerine vermelerini, operasyonun bitmesinin ardından Merkez Bankası hesabından geri ödeneceğini söyledi.

PARANIN BÜYÜK BÖLÜMÜ ELDEN TESLİM EDİLMİŞ

Kendisine arayan kişilere ve bahsettikleri operasyonun gerçek olduğuna inanan Prof. Dr. Erdener Yurtcan'ın önce Sarıyer'de bir banka şubesine giderek 600 bin dolar çektiğini ve bunu aynı bölgedeki dolandırıcılara elden teslim ettiği öğrenildi. Daha sonra bir başka banka şubesine giden Prof. Yurtcan'ın bu kez 2,5 milyon lira çekerek bunu dolandırıcıların söylediği Kağıthane, Sanayi Mahallesi'nde bir otobüs durağının arkasına bıraktığı belirtildi. Aynı gün içinde meydana gelen bu olayların ardından Prof. Yurtcan'ın internet bankacılığı aracılığıyla dolandırıcıların söylediği hesap numarasına 400 bin lirayı EFT yöntemiyle gönderdiği tespit edildi.

YAKLAŞIK 100 BİN LİRA SON ANDA KURTARILDI

Dolandırıcılık olayının ortaya çıkması üzerine harekete geçen polis, 400 bin liranın havale edildiği hesaba bloke koydurmak için harekete geçti. Ancak dolandırıcıların 300 bin lirayı çektiği tespit edildi. Geriye kalan yaklaşık 100 bin lira ise bloke koyularak kurtarıldı.

POLİS GENİŞ ÇAPLI SORUŞTURMA BAŞLATTI

Büyük dolandırıcılıkla ilgili polis tarafından geniş çaplı bir soruşturma açıldı. Prof. Dr. Erdener Yurtcan'ın elden parayı verdiği Sarıyer ve 2,5 milyon lirayı bıraktığı sanayi Mahallesi'ndeki otobüs durağının çevresindeki güvenlik kameraları incelemeye alındı. Ayrıca paranın havale edildiği banka hesabı da takibe alındı. Hesabın kim ve nereden açıldığını bugüne kadar hesapta yaşanan para hareketleri titizlikle inceleniyor. (DHA)

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/prof-dr-erdener-yurtcan-telefon-dolandiricilarina-carpildi-30316438

[Edited at 2016-02-12 00:30 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Dolandırılan hukuk profesörü Erdener Yurtcan: Basiretim bağlandı" Feb 12, 2016

--Alıntıdır--

Telefon dolandırıcılarının son kurbanı olan ceza hukukçusu, 74 yaşındaki Prof. Dr. Erdener Yurtcan'ın ifadesinde anlattıkları ünlü hocanın iki gün boyunca yaşadığı gerginliği ortaya koydu.
"Basiretim bağlandı" diyen Yurtcan'ın anlattığına göre, kendisini Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Başsavcısı Fehmi Tosun ve terörle mücadele polisleri olarak tanıtan dolandırıcılar "Yardım etmezsen senin ve ailen için kötü olur" diyen şahıslara 300 bin lira havale yoluyla, 600 bin doları (Yaklaşık 1 milyon 800 bin lira) yol üstüne bırakarak, 2 milyon 500 bin lirayı da elden teslim etti.,

Yurtcan, ifadesinde eve geldikten sonra durumdan şüphelendiğini ve polise haber verdiğini anlattı. Ancak Yurtcan'ın iki günlük sürecin sonunda damadının şüphelenip polise haber vermesi üzerine yine Başsavcı ile konuştuğu ve dolandırılmadığını söylediği, polislerin Başsavcı'ya ulaşıp durumu bildirmesi üzerine ikna olduğu öğrenildi.

"Beni korkuttular"
Yurtcan ifadesinde dolandırıcıların 13 Ekim 2015 günü 11.00 sıralarında ofis telefonunun aradıklarını kaydetti.

Yurtcan başına gelen olayı şöyle anlattı:

"Kendisini polis olarak tanıtan şahıs terörle mücadele konusunda 4 aydır operasyon yürüttüğünü, internet bankacılığı kullanan, Türkiye'de saygın yeri olan çok sayıda kişinin hesaplarına girilerek şifrelerinin kırıldığını ve işlem yapıldığını, benim de bu kişiler arasında olduğumu, çünkü bizim gibi insanların hesaplarının çok düzgün olduğunu, teröristlerin bu sayede militanlarına bizim hesaplarımız üzerinden para aktardığını söyledi. Sonra da beni üst düzey bir emniyet yetkilisi ile görüştüreceğini belirtterek başka birine aktardı. Aktardığı kişi kendini TEM'de görevli Ömer Faruk Uzundal olarak tanıttı. Meselenin Türkiye'nin meselesi olduğunu, teröristleri yakalayacaklarını, benim de yardımcı olmamı, yardımcı olmazsam ailemin ve Türkiye'nin zarar göreceğini ve bunun sonuçlarına 'hoca' olarak katlanacağımı söyleyerek beni korkuttu. Korktuğum için yardımcı olacağımı söyledim."

"Sabaha kadar konuştuk"
"Konuşmadan sonra 'operasyonun baş sorumlusu' olduğunu söyledikleri İstanbul Anadolu Başsavcısı Fehmi Tosun olarak tanıttıkları kişiye aktardılar. Başsavcı Tosun da yardım etmezsem ailemin ve Türkiye'nin zarar göreceğini söylerek tehdit etti. Çok korktum. Her dediğini yapmaya başladım." "Dolandırıcı, X Bankası Akatlar Şubesi'nde 61 bin lira param olduğunu, buradan 59 bin lira çekildiği, kendilerinin X Bankası Akatlar Şubesi'ne giderek operasyon yaptıklarını, parayı çeken Cevdet Demirci adlı şahsı yakaladıklarını söyledi. Bu konuşmalar akşam 20.00'ye kadar devam etti. Benle konuşan kişi benim başka bir numaramı istedi. Cep numaramı verdim. 20.00'dan sonra bu telefonla konuşmaya başladık. Şahısların numarası görünmüyordu. Gece saatlerinde benimle konuşan şahıs, örgüt mensubu olduğunu söylediği şahıslar hakkında bana bilgi vererek sabaha kadar oyaladı. Sonraki gün 14 Ekim'de 12.00 sıralarında benden operasyon için bazı hesaplara para aktarmamı istedi. Ben ilk başta para yatırmak istemediğimi söyledim. Yardımcı olmadığım takdirde sorumluluğun tamamen bana ait olacağını söyledi. EFT için Bülent Top adlı şahsa ait hesap bilgilerini verdi. Sonra vazgeçerek XX adına kayıtlı hesaba 98 bin 700 lira, XX adlı başka şahsın hesabına 104 bin 760 lira, XX adlı diğer şahsın hesabına 96 bin 425 lira yatırmamı istedi. Göndermek istemedim. Aşırı derecede tedirgin ve korkuyordum. Telefondaki kişi beni tehdit etti. Kabul ettim, bankaya faks çekip para yatırma talimatı verdim."

"Hesaptaki paraları sordu"
"Gece konuşma esnasında Y Bank'a operasyon düzenleyeceğini ve hesabımdaki paraları sordu. Y Bank'taki hesabımda 2 milyon 500 bin olduğunu, X Bankası'ndaki özel hesabımda da 600 bin dolar olduğunu söyledim. Fehmi Savcı isimli dolandırıcı X bankası çalışanların DHKP-C üyesi olabileceğini, X Bankası çalışanlarına güvenmedikleri, bu 600 bin doları çekmemi istedi. Bana verilen talimat gereği 12.30 sıralarında bankanın Levent Özel Bankacılığı'na giderek parayı çektim ve eve geldim. Dolandırıcı, bana üstümü değiştirmemi ve paraları mavi poşete koyarak Tarabya Bayırı Hacıosman Metro istasyonu istikametine doğru yürümemi istedi. 13.30 sıralarında eve gelmiştim. 14.00 sıralarında (tekrar aradı) oturduğum sitenin karşı yolunda, yürüdüğüm sırada parayı yol üzerine bırakmamı istedi. Ben parayı yol üzerine bıraktıktan sonra eve döndüm. Kimin aldığına bakmadım. X Bank'ta bulunan 2 milyon 500 bin lirayı da operasyon gereği elden çekmemi istedi. Şahsa bu kadar parayı bir günde hazırlayamayacağımı söyledim.

"Sen nasıl hocasın diye bağırdılar"
Kendisini 'Başsavcı Fehmi' olarak tanıtan şahıs bana 'Sen hocasın, banka müdürünü ara! Hoca olmana rağmen nasıl bu parayı hazır etmezler, acele et!' diye bana bağırıp, benim basiretimi bağlamaya başladı. Bunun üzerine parayı 15.30'da valiz içinde hazır ettim. Telefondaki talimat gereği aracımla 16.30 sıralarında Büyükdere Caddesi üzerinden Mah. Metro durağının yanında bulunan İETT durağında beklemeye başladım. Telefondaki şahıs, bana görevlinin gelip valiz içerisinde bulunan paraları alacağını söyledi. Bahsetmiş olduğum İETT durağında aracımla beklediğim sırada bir anda aracın yolcu kapısı açıldı."

"Çantamı zorla elimden aldı"
"Elimde tuttuğum çantayı almaya çalıştı. Almasına izin vermedim ve çantamı çekmeye çalıştım. Ancak şahıs bana sinafklı küfürler ederek ve tehditlerde bulunarak 'çantayı bana ver diye' bağırmaya başladı. Eşkalini vermiş olduğum kıvırcık saçlı şahıs elimde bulunan çantayı çekmeye başladı. Şahsa çantayı vermemek için direndim. Ancak şahıs genç ve kuvvetli olduğu için karşı koyamadım. Şahıs çantayı zorla alarak hızla kaçmaya başladı. Yaşlı olduğum için bu şahsı takip edemedim ve nereye gittiğini göremedim. Bana tekrar eve gelmemi ve 'geldim' diye aramamı istedi. Eve geldikten sonra dolandırıldığımı anladım, polise haber verdim. Kendini polis ve savcı olarak tanıtan tehdit yoluyla benden yaklaşık 4 milyon lira alan şahıslardan davacı ve şikayetçiyim."

Kaynak: http://www.karar.com/gundem-haberleri/dolandirilan-hukuk-profesoru-erdener-yurtcan-basiretim-baglandi-46770


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Canan Karatay dolandırıldı" Feb 12, 2016

--Alıntıdır--

2 Kasım 2013

Beslenme üzerine hazırladığı kitapları ve Karatay diyeti ile tanınan Prof. Dr. Canan Karatay, kendilerini telefonda polis süsü veren dolandırıcılara 50 bin dolar ve 10 bin lirasını kaptırdı. Tesadüf sonucu dolandırıcılar yakalanırken, Prof. Dr. Canan Karatay’ın parası da kurtarıldı. Karatay 'Nasıl oyuna geldim bilmiyorum. Bu konuda cahilim' dedi. Karatay son anda kurtardığı parasını torba içinde teslim aldı.

Dün öğle saatlerinde Prof. Dr. Karatay’ı cep telefonundan arayan dolandırıcılar, hattının ve hesabının terör örgütü yandaşlarının eline geçtiğini belirterek soruşturma açıldığını söyledi. Hesaplarının emniyet birimlerinin kontrolünde olduğunu ileri süren dolandırıcılar, bankadaki bütün parasını çekip, dolandırıcıların yakalanması için bırakacağı bir yer söyledi.

PARALARI POŞETE KOYDULAR

Söylenenleri harfiyen yerine getiren Prof. Dr. Canan Karatay, poşete doldurduğu 50 bin dolar ile 10 bin TL’yi, Kadıköy’de bir alışveriş merkezinin girişinde bulunan çöp kutusuna bırakıp hızla uzaklaşırken, iki kişi parayı alıp taksiye bindi. Ancak başka bir nedenle dolandırıcıların peşinde olan Adana Emniyet Müdürlüğü’nün Yankesicilik ve Dolandırıcılık Bürosu ekipleri, İstanbul Polisi’ne bu gelişme ilgi ilgili bilgi verdi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, taksiye binen 2 dolandırıcıyı para ile birlikte yakaladı. Gözaltına alınan zanlıların sorgusu sürerken, polisin ifadeye çağırdığı Prof. Dr. Canan Karatay, dolandırıldığını Asayiş Şubesi’ne gelince öğrendi.

ADLİYEYE SEVK EDİLDİLER

Ünlü Diyetisyen Prof.Dr. Canan Karatay'ı dolandırdıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 2 kişi adliyeye sevk edildi. Gayrettepe'deki Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği'nde sorguları tamamlanan 2 şüpheli öğlen saatlerinde adliyeye sevk edildi. 2 şüpheli, gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı.


PARASINI TESLİM ALDI

Karatay Asayiş Şube Müdürlüğü'nden parasını aldı. Paraları bez torbanın içinde alan Karatay çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Karatay, "Ben iyiyim. Çok iyiyim. Paramı aldım. Herkese teşekkür ediyorum. Sizlere de teşekkür ediyorum. Hastaneye dönüp hasta bakacağım. Şöyle bir mesaj vermek istiyorum; Hiçbir devletten gelen telefon ettiğini söyleyen kişiye devlet vatandaşından para istemez. Hiçbir terör mücadelesinde devlet vatandaşını kullanmaz. Ben bu yaştan sonra bunu öğrendim. Bana diyorlar ki manşet olmuşsun. Akıllıydı işte diyorlar. Resmen şok geçirtiliyorsunuz. Melekeler tamamen kapanıyor. Akıl tamamen yok oluyor ve hiçbir şey işlemiyor. Ondan sonra bu psikolojiyle çökerdikten sonra biz size yardım edeceğiz. Siz devlete hizmet ediyorsunuz. Devlete hizmet etmede tabii sizi gururlandırıyor. Çünkü siz suçlanıyorsunuz. Siz yardım etmezseniz operasyon sizin yüzünüzden duracak ve siz suçlanacaksınız. Devlet hiçbir operasyonda vatandaşını kullanmaz. Para istemez. Lütfen korkmayın en ufak bir şeyde 155'i arayın. Paramın tamamını aldım. Bu bir tesadüf. O kadar mesaj geliyor ki bana. Emekli hakimi, savcılar, öğretmenler var. Siz paranızı aldınız biz alamadık. Siz nasıl aldınız diyorlar. Tamamen tesadüf. Ekip onun arkasındaymış. Onları yakalıyorlar ve parayı alıp beni buluyorlar. Bu arkadaşlar doktor Canan Karatay olduğumun farkında değiller" diye konuştu.

'NASIL OYUNA GELDİM BİLMİYORUM’

Nasıl oyuna geldim bilmiyorum dolandırıcılardan şikâyetçi olan Canan Karatay, emniyetten ayrılırken şöyle dedi: “Herkes bir konuda cahildir. Ben de bu konuda cahilim. Ne televizyonlarda ne de gazetelerde bu konuyu görmedim. Ben devlete yardım ettiğimi düşünerek hiç fark edemedim. ‘Sizi tanık korumasına aldık’ dediler. Devletimize, polisimize güvencimizden hiç şüphelenmedim. Kimse benim durumuma düşmesin. Hakiki devlete teşekkür ederim. Nasıl böyle bir oyuna geldim diye üzülüyorum, bilemiyorum.”

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/canan-karatay-dolandirildi-25019037?_sgm_campaign=scn_a004850058058000&_sgm_source=25019037&_sgm_action=click-dynamic


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
Banka önünde kapkaç olayları... Feb 12, 2016

Bu tür hırsızlık denemeleri eskiden beri olageliyor. Öğretmen arkadaşımın yine öğretmen olan hanımı yıllar önce Balıkesir'de kapkaça uğramıştı. Kadıncağız yaz tatilinde kendi memleketinde iken aylığını çekmiş, çıkışta ansızın yaklaşan kapkaççı çantayı kapıp kaçmış. Küçük yerlerde bir umut bağırınca birileri yardıma koşabilir ancak büyük şehirler için aynı şeyi söyleyemem. Gerçi soygunun, kapkaçın küçükşehri-büyükşehri de olmaz ya.

Banka çıkışlarında dikkatli olmakta yarar var. Kolay mı çevire çevire para kazanmak, oya işler gibi. Çeviriden gelen soyguncuya gitmesin.

Bu konuda uyanık olalım.


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Bu Dolandırıcılık Yöntemi Ders Olarak Okutulacak" Feb 13, 2016

--Alıntıdır--

Birbirlerinden habersiz iki tüccar ile bir kuyumcu arasında kurduğu üçgenle vurgun yapan çete yakalandı. İstanbul polisi, 10 yıldır "Sazan Sarmalı" adı verilen 3 aşamalı yöntemle, taşralı tüccarları dolandıran çeteyi yakaladı. Çetenin izlediği mantık, "başkasının parasıyla, başkasının malını al ve ortadan kaybol" şeklindeydi.

Polis, 7 tüccarı çeteye yaklaşık 500 bin lira kaptırmaktan son anda kurtardı. İlginç yöntem ise, mali suçlar üzerine kurs gören polislere ders olarak okutulacak. İstanbul Mali Suçlar Polisi, özellikle taşra tüccarlarından gelen "Dolandırıldık" şikayetleri üzerine, özel bir ekip oluşturdu. Bu ekip, 1 yıl süren takibin ardından çetenin omurgasını deşifre etti. Kendilerine "Dalton Kardeşler" adını veren çete yaklaşık 10 yıldır piyasadaydı ve onlarca kişiyi dolandırdıkları halde yakalanmamışlardı. Bunun sebebi de iletişim güvenliğine aşırı derecede önem göstermeleriydi.

Dalton Kardeşler'in yöntemi 3 aşamadan oluşuyordu: Bulma, Yapma ve Alma. Buna göre; ilk aşamada inşaat malzemesi, demir, plastik, çuval, şeker, gübre, yağ, boya, kablo gibi farklı sektörlerde ticaret yapan taşralı tüccarlar bulunuyordu. Tüccarı, telefonla arayan çete üyeleri, "Elimizde ihale fazlası mal var. Çok düşük fiyatla satıyoruz" diyerek teklifte bulunuyordu. Tüccarın oluru üzerine grup, "Yükleme için haber bekleyin" diyordu. "Yapma" adı verilen ikinci aşamada, malın satışını yapan ikinci bir tüccar bulunuyordu ve sipariş veriliyordu. İlk tüccar aranarak, "Malınız hazır. Şu depodan gelin ve alın" deniliyordu. Aynı anda ikinci tüccarı arayan çete, malı alacak şoförün ismini ve plakayı veriyordu. Yükleme sürerken çete, ilk tüccarı "Daha önce çok mağdur olduk. Malınız şu anda yükleniyor. İrsaliye faturası da hazır. Biz aynı zamanda kuyumculuk yapıyoruz. Hesabımız şudur. Lütfen malın parasını bu hesaba yollayın" diyerek kandırıyordu.

Her şeyin gözünün önünde olup bittiğini gören tüccar, havale yapmakta sakınca görmüyordu. Aynı anda, üçüncü aşamaya geçiliyor, çetenin ilk iki aşamada yer almayan üyeleri, kuyumcuları buluyordu. Kuyumcuya "Sizin orada oturuyorum. Düğünümüz var. Çok acil altın lazım. Ama ben il dışındayım. Parasını hesabınıza EFT yapsam olur mu? Şoförüm altınları gelip alacak" deniliyordu. Birinci tüccarın parayı havale etmesiyle birlikte, kuyumcu altınları çeteye veriyordu. Bu sırada, ikinci tüccar malı verdiği halde parasını alamadığı için yüklemeyi durduruyordu. Yani zararı olmuyordu. Ancak birinci tüccar, havale yaptığı hesabın sahibini arayıp "Paranı verdim, mal nerede?" diye sorduğunda, kuyumcudan "Parayı aldım, altınları da verdim" cevabını alıyor ve dolandırıldığını anlıyordu. Ancak, altınları alıp 3. ayağı tamamlayan çete üyeleri ortadan kaybolmuş oluyordu.

Olan birinci tüccara oluyordu. 8 KİŞİ TUTUKLANDI Mali Şube'nin kurduğu özel ekip çalışmasını tamamladıktan sonra çete üyelerinin kaldıkları adreslere baskın düzenledi. Çete lideri Mahmut Çelik ile Yahya Kırlangıç, Hacı Huti Çelik, Tarkan Çekin, Savaş Dindar, Mehmet Savan, Abdulhamit Çelik ve Yaşar Zengin gözaltına alındı.

Çete üyelerinin evlerinde yapılan aramalarda 45 cep telefonu, 12 bilgisayar, yüzlerce sim kart ve esnaf bilgilerinin yazılı olduğu arşivler ele geçirildi. Emniyette işlemleri tamamlanan elebaşı Mahmut Çelik ile çetenin 7 üyesi tutuklandı. Çetenin "güven sağlama ile aldatma" taktiklerinin ve nasıl yakalandıklarının, Mali Suçlarla Mücadele üzerine kurs gören polislere ders olarak okutulacağı öğrenildi. Okutulacak derse "Sazan Sarmalı" kodu verileceği belirtildi. Tüccarlar polise inanmadı Çete üyeleri her dolandırıcılık için ayrı ayrı cep telefonları kullanıyor, bir kez dolandırdıkları tüccarın semtine ikinci kez asla uğramıyordu.

Çetenin bu yöntemle son 1 ay içinde 3 taşra tüccarını 150 bin lira dolandırdığı belirlendi. Ancak 10 yıldır piyasada faaliyet gösterdikleri düşünüldüğünde şimdiye kadar yaptıkları vurgunun milyonu aştığı iddia edildi. Polis, operasyon için hazırlık yaparken çetenin 7 taşra tüccarına da kancayı taktığını belirledi. 500 bin liralık dolandırıcılığı çeteye hissettirmeden önlemeye çalışan polis esnaflarla temasa geçti. Ancak tüccarlar ucuz mal alacaklarına öylesine ikna olmuşlardı ki önce polise inanmak istemedi. Mali Şube polisinin gösterdiği büyük çaba sonucunda ikna olan tüccarlar dolandırılmaktan son anda kurtarıldı.

Kaynak: http://www.on5yirmi5.com/haber/guncel/olaylar/52104/bu-dolandiricilik-yontemi-ders-olarak-okutulacak.html


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Telefon dolandırıcıları yeni yöntemler buldu" Feb 13, 2016

--Alıntıdır--

Kendilerini polis, asker veya savcı olarak tanıtarak telefonla vatandaşları kandırıp paralarını ve ziynet eşyalarını alan dolandırıcılar, son dönemlerde yeni yöntem ve taktikler geliştirerek amacına ulaşmaya çalışırken, Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) tüketicileri uyardı. TÜSODER Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, telefon dolandırıcılarının temel sermayesinin, kişilerin iletişim bilgilerinin yanı sıra kredi kartını kullanmakta oldukları banka ve sigorta bilgilerinden oluştuğunu söyledi.

Ağaoğlu, bazı dolandırıcıların, profesyonel çağrı merkezleri oluşturarak onlarca personel istihdam edecek kadar işi ileriye götürdüğüne dikkati çekerek, "Çağrı merkezinde görevlendirilecek kişiler özel bir eğitim sonrası iş başı yaptırılmakta ve konuşmalarıyla kurumsal çağrı merkezi izlenimi vermektedirler. Tüketiciler, dikkatli olmadıkları takdirde banka hesapları boşaltılabileceği gibi kredi kartlarından da kendi yapmadıkları harcamaları ödemek zorunda kalabilirler" dedi.

"Tüketicilerin yeni dolandırıcılık yöntemlerinden korunması daha zor"

Kendilerini arayıp vaatlerde veya tehditlerde bulunan kişilere aldanmamaları konusunda tüketicilere uyarılarda bulunan Ağaoğlu, şunları kaydetti:

"Tüketici, kendisini nereden aradığını belirten kişiye kendi bilgilerini, parasını vermeden önce birkaç kez düşünsün. Arandığı söylenen bankayı, televizyon kanalı programını ya da ilgili kamu kurumunu arayıp kendisine gelen mesajın doğruluğunu araştırsın. Tüketiciler, telefonda veya günlük hayatta hesap, mali ve kişisel bilgilerini paylaşmamalı. Tüketicilerin, gelişen teknolojiye paralel yeni dolandırıcılık yöntemlerinden korunması her günkünden daha zor."

Yeni dolandırıcılık yöntemleri

Tüketicilere dikkatli olmaları çağrısı yapan Ağaoğlu, "Kredi kartını düzenli ödeme mükafatı, kampanyalı sigorta, hediye paketi kargosu, 'KOSGEB teşviki kazandınız', vergi borcunun silinmesi, TV programlarına katılma şansı, kredi dosya masrafının iadesi gibi yeni yöntemlerle tüketiciler dolandırılmaya çalışılıyor" diye konuştu.

Ağaoğlu’nun verdiği bilgiye göre, yaygın kullanılan bu yeni dolandırıcılık yöntemleri şöyle işliyor:
“Kredi kartını düzenli ödeme mükafatı: Bu yöntemde tüketicilerin cep telefonlarına kısa mesaj gönderilerek kredi kartını düzenli ödemesinden dolayı hediye kazandığı ve üç gün zarfında almadığı takdirde hediyenin iptal edileceği ifade ediliyor. Bu mesaja inanıp arayan kişilerden sadece kargo ve vergisi için 99 ile 299 lira arasında ücretler talep edilerek kargoyla Çin malı değersiz veya ekonomik değeri olmayan ürünler gönderiliyor.

Kampanyalı sigorta dolandırıcılığı: En çok kullanılan dolandırıcılık yöntemlerinden birisi olarak gösteriliyor. Bu yöntemde, telefonla aranan kişilere bir önceki yıl kampanya kapsamında telefonla ücretsiz sağlık sigortası yapıldığı, 299 liraya sigortayı yenilemediği takdirde iki mislini ödemek zorunda kalacakları söyleniyor. Kişilerin itirazları halinde ise ellerindeki ses kayıtlarıyla icraya verilecekleri belirtilerek tüketiciler korkutulmaya çalışılıyor. Sigorta işlemi yapılmasının Hazine Müsteşarlığının iznine tabi olmasının yanında ıslak imzalı poliçeyle düzenlemesi zorunluluğunu bilmeyen bazı tüketicilerin de bu tuzağa düşebildiği kaydediliyor.

Hediye paketi kargosu dolandırıcılığı: Tüketicilerin cep telefonlarına, ‘hediye kargo paketi’ olduğu, dönüş yapmadıkları takdirde kargonun iade edileceği şeklinde kısa mesaj gönderiliyor. Bildirilen numarayı arayan kişiye de kendisine hediye paketi gönderildiği, bu paketi teslim alırken cüzi bir ücret ödemesi gerektiği ifade edilerek, kargoyu teslim alabileceği söyleniyor.

‘KOSGEB teşviki kazandınız’ dolandırıcılığı: Bu yöntemin iki şekilde işletildiği belirtiliyor. Birincisinde KOSGEB'e başvuru yapan kişiler hedef alınıyor ve geri ödemesiz hibe kredi başvurusunun kabul edildiği söylenerek sadece kargo ve benzeri masraflar için bildirilen banka hesap numarasına havale yapması isteniyor. İkinci yöntemde de KOSGEB'e kendisi adına başvuru yapılarak ucuz veya hibe kredi alınabileceği ifade ediliyor ve masraflar için belli miktarı, kendisine gönderilecek evrakları teslim alırken ödemesi talep ediliyor.

Vergi borcunun silinmesi dolandırıcılığı: Bazı kişilere Gelir İdaresi Başkanlığı adıyla gönderilen mesajda vergi borcunun bulunduğu, bu borcun silinmesi vaadiyle belli miktar paranın gönderilen hesaba yatırılması isteniyor. Yine bu yöntemde, belli bir miktar vergi iadesinin çıktığı ve bilgilerin güncel olmadığı için iadenin yapılamadığı da iddia ediliyor. Bunun için mesajın devamında bulunan ‘İademi şimdi gerçekleştir’ bağlantısının tıklanması ve sonraki adımların izlenmesi istenerek kişinin bilgileri kopyalanıyor.

TV programlarına katılma şansı dolandırıcılığı: Dolandırıcılar, çeşitli televizyon kanallarının adını kullanarak, kişileri arayarak veya mesaj göndererek evini ücretsiz yenileme vaadiyle para talep ediyor. Böylelikle dolandırıcılar, evinin yeniden dekore edileceğine inandırılan kişilerden bildirilen banka hesabına para yatırılmasını sağlamaya çalışıyor.

Kredi dosya masrafının iadesi dolandırıcılığı: Son 10 yılda kullanılmış tüketici kredilerinden dosya masrafı kesintilerinin iadesini sağlayacaklarını vaat eden dolandırıcılar da tüm işlemleri kendilerinin ve hukukçularının gerçekleştireceği vaadi ve garantisiyle boş ve anlamsız dilekçeleri göndermeleri karşılığında fahiş bedeller istiyor."

Kaynak: http://www.cnnturk.com/turkiye/telefon-dolandiricilari-yeni-yontemler-buldu


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"-'Evlerden ırak' yeni nesil dolandırıcılık yöntemleri" Feb 13, 2016

--Alıntıdır--

Eskiden dolandırıcılar, vurgun yapmak için vatandaşın kapısına kadar giderdi. Ama ‘kapıda pazarlama’ süsü verilmiş dolandırıcılık da, zamanla teknolojiye yenildi. ‘Kadim’ dolandırıcılık taktiklerinin yerini, yeni tekno-tuzaklar aldı İşte, “Evlerden ırak” diyerek okuyacağınız yeni nesil dolandırıcılık yöntemleri

03 Ocak 2016
------------------



Özellikle büyükşehirlerde çoğumuzun bir dönem kapısını çalan ‘pazarlamacı’ dolandırıcılar, artık potansiyel birer ‘telefon’ dolandırıcısı. Kapınızı çalma zahmetine girmek yerine, rahatlarını bozmadan, oturdukları yerden telefonunuzu çaldırarak paranıza göz dikiyorlar. Eskiden ‘ürün’ satıyorlardı, şimdi size ‘korku’ satıyorlar. Öyle ki, yeni nesil telefon dolandırıcılarıyla, 3 gün boyunca telefonda konuşan mağdurlar var.

DEŞİFRE OLUNCA CALL-CENTER TAKTİĞİNE GEÇTİLER
Kendilerini polis, savcı ya da hâkim gibi tanıtıp vatandaşın parasını gasp eden dolandırıcılar, son 1 yılda bu yöntemlerinin deşifre olması nedeniyle, “call-center dolandırıcılığına” yönelmiş durumda. Call-center dolandırıcılığı şöyle işliyor: Dolandırıcılar, çeşitli web sitelerine ve caddelerdeki elektrik direklerine “Çağrı merkezi elemanı aranıyor” ilanı bırakıyor. İlana başvuran kişiler, önce dolandırıcılara hizmet ettiklerini anlamıyor. Çalışanlar gerçeği daha sonra anlayıp işi bırakmak istese de, tehditten korktuğu ya da suça alet olduğunu düşündüğü için çalışmaya devam ediyor. Kendilerini sigorta şirketi gibi tanıtan dolandırıcılar, aramaları yapmak için genellikle 0850 ve sabit hatlı numaralar satın alıyorlar. Ancak bu numaraları Türk Telekom’dan değil, özel şirketler yoluyla ediniyorlar. Çağrı merkezi elemanları her gün belirli sayıda arama yapıyor ve önlerine konan yazılı metni telefondaki vatandaşa okuyor. Vatandaşa, “Bankadan kredi çekerken check-up, hayat sigortası ya da sağlık sigortası yaptırdığını, bu sigortayı devam ya da iptal ettirmek istemeleri halinde 350 ile 500 TL arasında ödeme yapması gerektiğini” söylüyorlar. Birçok kişi de bu dolandırıcıların ağına düşüyor.

PROFESÖR KURBANLAR
Dolandırıcıların ağına düşürdüğü kişilerin eğitimleri, kurulan tuzağın ne denli etkili olduğunu gözler önüne seriyor. En önemli örnek Prof. Dr. Canan Karatay ile ceza hukukçusu Prof. Dr. Erdener Yurtcan... Karatay, telefonda kendini savcı ve polis gibi tanıtan şüphelilere kanarak bankadan 50 bin dolar ile 10 bin lirayı çekip onların istediği yere bıraktı. Neyse ki, polis uzun zamandır o çeteyi izliyordu. Polis sayesinde parasını kurtaran Karatay, olayı anlatırken, “Dolandırıcılar beni adeta hiptonize etti” dedi. Ceza hukukçusu Prof. Dr. Erdener Yurtcan ise, en fazla parayı kaptıran kişi olarak kayıtlara geçti. Dolandırıcıların yalanı aynıydı. Üstüne bir de, Anadolu Adliyesi’nde Erdener’in tanıdığı bir savcının ismini kullandılar. Erdener, önce 600 bin doları, sonra da 2 milyon 900 bin TL’yi dolandırıcılara teslim etti. 400 bin lirayı da internet yoluyla dolandırıcılara kaptırdı. Damadının uyarısıyla, dolandırıldığını anladı. Polis, kameralardan tespit ettiği iki şüpheliyi yakaladı.

TELEKONFERANS YÖNTEMİ
Konya’da yaşayan Aytin çifti de telekonferans yöntemiyle dolandırıldı. Fatma Nur Aytin’i ev telefonundan arayarak kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcılar, “Diyarbakır’da bir kuyumcu soygununda kendisinin kimlik fotokopisinin olay yerinde delil olarak bulunduğunu, olayı aydınlatmak için verecekleri hesaba para yatırması gerektiğini” söyledi. Aytin’in kendisi gibi öğretmen olan eşi Faruk Aytin’i aynı anda telefonla arayan dolandırıcılar, yine aynı yalanı söyledi ve “Eşin de yanımızda” deyip çifti telekonferans yöntemiyle görüştürdü. Aytin çiftine telefonu kapatmamalarını söyleyen dolandırıcılar, saatlerce paranın söyledikleri hesaba yatırılmasını bekledi. Bankaya giden Faruk Aytin, 28 bin liralık kredi çekti. Kredi kartından da 7 bin 500 lira çeken Aytin, 35 bin 500 lirayı dolandırıcıların söylediği hesaba yatırdı. Okula dönen Faruk Aytin, eşini aradı ancak telefon sürekli meşgul olunca bu defa polisi arayıp, “Evimdeki arama bitti mi? Eşim hâlâ yanınızda mı?” diye sordu. Dolandırıcılık, böylece ortaya çıkmış oldu. Fatma Nur Aytin, gerçek polislere zor inandı. Dolandırıcılar hâlâ aranıyor.

BİR DE DALGA GEÇTİLER
Erzurum’da yaşayan Ersavaş Ay ise internet sitesi üzerinden dolandırıldı. 3 çocuk babası Ersavaş Ay, bir internet sitesinde gördüğü 235 liralık iPhone4 cep telefonundan sipariş etti. Eve gönderilen kolinin içinden, telefonun reyon tanıtımlarında kullanılan maket telefon çıktı. “32 yıllık esnafım, böyle dolandırıcılık görmedim” diyen Ay, suç duyurusunda bulundu. Muğla Marmaris’te de Yusuf Kurnaz, iPhone marka telefon sahibi olabilmek için internette rastladığı bir siteden cep telefonu almak istedi. “Hemen satın al” butonunu tıklayan Kurnaz’ı, beş dakika geçmeden siteden bir kişi aradı ve kampanyalı telefon konusunda ikna etti. Kurnaz bunun üzerine sipariş verdi. Kargo geldiğinde kutuyu kontrol etmeden önce 900 lira ödeyen Kurnaz, kutuda oyuncak bir telefon ve küçük bir salatalıkla karşılaştı. Kurnaz, kargo yetkilisinin de parasını geri vermemesi üzerine site ve kargo yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Parasının gitmesinden çok kutunun içinden salatalık çıkmasına kızdığını söyleyen Kurnaz, siteyi aradığında ise “Biz domates gönderdik” gibi aşağılayıcı cevaplar verildiğini aktardı. Polis dolandırıcıları arıyor.

EN YAYGIN 10 YÖNTEM
- Telefon dolandırıcılığı
- Sosyal ağ dolandırıcılığı
- Bahis dolandırıcılıkları
- Kriz vurguncuları
- Yaşlıları telefonda korkutarak dolandırma
- Büyük kazanç vaat etme
- Kredi kartı bilgileri ile izinsiz faturalandırma
- Banka şifresi ve güvenlik sorularını alma
- ‘Bedava’ vaatli e-postalar, SMS’ler
- Sahte aracı kuruluşlar

NUMARA OYUNU
Telefon dolandırıcıları akıllı telefonlara yüklenebilen ücretsiz programlar sayesinde cebimize kadar uzanıyorlar. Nasıl mı? Önce telefona indirdikleri program sayesinde, arayacağı kişinin telefonunda istediği numarayı gösterebiliyorlar. Bu durumda vatandaş kendisini 155 Polis İmdat’ın, bir bankanın, valiliğin ya da Emniyet Genel Müdürlüğü’nün aradığını düşünebiliyor. SMS dolandırıcıları ise mağdurlara ulaşabilmek için bilişim şirketlerinden toplu SMS, sabit hat ve 0850’li numaralardan satın alıyor. Toplu SMS satın almak ise oldukça ucuz. 10 bin SMS 149 TL, bin SMS 29 TL, 500 SMS ise 15 TL’den satılıyor. Paketlerin yanında çoğu zaman hediye SMS de veriliyor.

FONDA TELSİZ SESİ
Tüketiciler Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Avukat Sami Çaprak, telefon dolandırıcılarının, kişilerin bilgilerine ya GSM operatörlerinin bayilerinden ulaştıklarını ya da çalarak ele geçirdiklerini belirtiyor: “Dolandırıcıların yöntemleri de farklı, dolandırma konuları da... Son dönemler terör örgütüyle korkutma senaryosu var. Arayan kişi kendini polis ya da savcı olarak gösteriyor. Arkadan da telsiz sesi veriliyor. Bu görüşmelerde kişinin zihni hep meşgul tutuluyor. Üçüncü teknik, inandırıcılık... Bunu da birtakım teknolojilerle sağlıyorlar. 155’ten aramaları gibi... Kişileri istedikleri parayı bir yere bırakmaya ikna edip, o paranın iade edileceğini söylüyorlar. Aynı telefonla pek çok kişiyi arıyorlar. Devamlı, ‘kullan at’ hat çıkarıyorlar. Bu ‘kullan at’ hatları telefon bayilerinden hat alan insanların üzerine çıkarıyorlar. Ya bayilerle anlaşıyorlar ya bilgileri çalıyorlar. Arama yaptıkları bu hatları bir kullanımdan sonra ise atıyorlar. Bilgilerimizi satan data firmaları da var.”

"İADE OLMASIN DİYE..."
Çaprak şöyle devam ediyor: “Dershaneler, banka sözleşmeleri, telefon bayileri bilgilerimizi bu şirketlerle bir şekilde paylaşıyor. Bazı sözleşmelerde ‘Bilgilerim 3. kişilerle paylaşılabilir’ maddesi var. Ama biz onları okumuyoruz. Mesaj satın alma sitelerinden 100 mesaj satın alıyorlar. Mesajın başlığını, metnini kendileri belirliyorlar. Ne şirket ismi oluyor ne de başka bir şey. Şahıstan şahsa gönderme yapıyorlar. 14 gün içerisinde iade hakkınız olduğu için şirket ismiyle göndermiyorlar.”

EMNİYET UYARIYOR
-Hiçbir kamu görevlisi vatandaştan para istemez, para sormaz. Telefonla arayan ve bu tip mesajlar ileten kişilere asla inanmayın.
-GSM ve kargo şirketleri telefon dolandırıcılığı suçlarına karşı yeni düzenlemelere gitmeli.
-Bir kişi üzerine onlarca telefon hattı çıkarılamamalı. Bu durumda, bir kişinin bilgileri sızdırıldığı ya da çalındığında o isim üzerine birden fazla kontörlü telefon hattı alınabiliyor.

DOLANDIRICILARI ŞİKÂYET EDEBİLECEĞİNİZ YERLER
-Alıcının ikamet ettiği yerdeki Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İl Müdürlüğü’ne
-6 ay içerisinde, bağlı bulunduğunuz ilçenin Tüketici Hakem Heyeti’ne
-Emniyete ve savcılığa


--------------------
1. kaynak: Öznur KARSLI / GAZETE HABERTÜRK
2. kaynak: http://www.hukukihaber.net/gundem/evlerden-irak-yeni-nesil-dolandiricilik-yontemleri-h68921.html


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
Konu dışı bir yazıyı buraya alıyorum, kusura bakılmasın. Feb 13, 2016

--Alıntıdır--

===================
Bir genç avukatın sömürüsü
===================


13 Şubat 2016

İlk defa bir avukat bürosuna geldim. Ortam çok süslü…
- Buyurun.
+ Eee, ben staj için.
- Haa, tamam biliyorum. Şu evraklar mahkemeye verilecek. Hemen ver gel, son günü.

Böyle başlayan avukatlık stajı, adliye işleri, hacze gitme, dilekçe yazma, takip hazırlama, büroda temizlik, fatura ödeme, kuru temizleme, market-manav alışverişi ile devam ediyor. Soruyor:

- Ehliyetin yok mu?
+Yok.
- Olsaydı iyiydi. Akşam içince beni eve bırakırdın. Ceza yersem sen ödersin haa…

O gülüyor, ben sırıtıyorum. Bir yıl hızlı geçiyor. Yemin, cübbe, ruhsat… Yavaşça oldum gibi.

- Geç geç, masama otur. Zaten ben politikaya devam edeceğim, milletvekili olacağım. Büro senin. Haa, benim çocuğun kreşten yatağını getir de.

Yarınki duruşmalar, hacizler, dilekçeler, icra takipleri, büro temizliği, bulaşık, akvaryum suyunun değişmesi… Maaşımı konuşmadık ama Z. abi hakkımı yemez. Eski devrimci, hem solcu partide siyasetçi. Emeğimi inkâr etmez.

- Maaş ne vereceğiz sana? Asgari ücret ve icra vekâlet ücretinin yarısı olur mu?
+ Olur.
- Avukatlıkta maaş olmaz. Serbest meslek ama sana bir iyilik yapacağım. Asgari maaş vereyim, sigorta da var.
+ Sağ olun.

Neyse bir yerden başlamalı. Bir ay hızlı geçiyor.

+ Maaşımı bu gün alırım herhalde.
- Yaa senin maaşı haftaya versek olur mu?
+ Olur.

Neyse arada bir haftalık harçlık alıyorum. Çalışayım. Bak, genç avukatların çoğu işsiz. Neyle büro açayım? Pazar gecesi eve gidip ne yapacağım, dilekçe yazayım. Bol haciz işi aldık, şimdi daha çok çalışalım. Takip, haciz, tahsilat, tam yol ileri! İşler iyi, tahsilat çok. Müvekkile zarfa doldurup para veriyoruz. Vekâlet ücretleri Z. abimde. Acil ihtiyacı varmış. Olsun, benim hakkımı inkâr etmez.

Parasızım. Babam “Paran var mı?” diye soruyor, “Var” diyorum. Şu maaşımı alsam bari. Haftalık, günlük harçlık bereketsiz para. Gününde alayım, ne aldığımı bileyim.

+ Şey, abi… Maaşlarımı alabilir miyim? Bir kısmını?
- Alacaksın tabii. Ama şunu unutma. Böyle bir büronun Kızılay’da kirası kaç liradır?
+ Bilmem.
- Söyle bir şey.
+ Vallahi bilmem.
- … lira. Elektriği, suyu, aidatı ile … lira. Sen burada bedava oturuyorsun. Yemek de var. Kaç lira etti? Al sana maaş.

Maaşımı peşin alıp yemişim bile! Keyfini sürüyorum…


-------------------------------------
1. Kaynak: Solhaber / Av. Süleyman Sırrı Kuş)
2. Kaynak: http://www.hukukihaber.net/dinlence/bir-genc-avukatin-somurusu-h71308.html

[Edited at 2016-02-13 06:17 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"TELEFONDAKİ SES: TERÖRE BULAŞTIN" Feb 14, 2016

--Alıntıdır--


Yazan: Mehmet Tezkan
------------------------------


Cep telefonu çalıyor.. Otoriter bir ses:
Ben başkomiser bilmem ne, terörle mücadele şubesinden arıyorum.. İsminiz?
Falan filan..
Falan filan bey, terör örgütü nüfus kâğıdınızı kopyalamış, TC kimlik numaranızı ele geçirmiş. Teröre bulaştınız. (Hipnotize oldunuz demektir..)

Yapmayın başkomiserim. Ne yapacağım..
Başsavcıma aktarıyorum, o ne yaptığınızı söyleyecek?
!!!!!!!!
Ben başsavcı bilmem ne? Bankada hesabınız var değil mi?
Evet.. (Tuzağa düştünüz demektir)
O paralar PKK’nın kontrolüne geçmek üzere, hemen müdahale etmeniz lazım.. Yardımınıza ihtiyacımız var.. Hemen bankaya gidin, paranızı şu hesaba aktarın, biz savcılık olarak o hesabı bloke ederiz..
Olur tabii..
Telefonunuzu kapatmayın, bizle teması kesmeyin, sizi dinlemeye alacağız, işlem tamamlamana kadar bağlantıda olmamız lazım, bu insanlar çok tehlikeli..
Anladım başsavcım..
Terör örgütüne maddi yardım yapmak durumuna düşmeyin. Hem paranız gider hem başınız çok ağrır.. Uğraşırsınız.
*
Dolandırıcıların senaryosu aşağı yukarı bu değil mi?
Veya oğlun, kızın teröre bulaştı, kurtarmak istiyorsan hemen şu kadar para getir çözelim diyorlar..
Ama mutlaka terörle bağlantı kuruyorlar, hapis sopasını gösteriyorlar..
İnsanlar hipnotize olmuş gibi.. Emirlere harfiyen uyuyor.. Dolandırıcılar ne derse yapıyor..
Neden?
*
İnsanlar neden bile bile tuzağa düşüyor..
Bile bile diyorum dolandırıcıların yöntemini sağır sultan bile duydu.. Gazeteler yazıyor, televizyonlar söylüyor, Emniyet Müdürlüğü neredeyse her hafta ‘Telefonla para isteyen polis ve savcılara kanmayın’ yazılı uyarı mesajı gönderiyor..
İnsanlar yine da kanıyor..
İnsanlar yine de tuzağa düşüyor..
Neden?
10 bin vaka olmuş.. Mağdurların çoğu öyle gariban falan değil.. Zaten garibanın parası nerden olsun ki! Yüzde 21’i üniversite mezunu..
Son zamanlarda medyaya yansıdı.. İçlerinde çok ünlü isimler var.. Profesörler var..
Karatay hocayı biliyorsunuz..
En son 77 yaşındaki eski dekanı dolandırdılar..
*
Bırakın hepsini.. Türkiye’nin en ünlü ceza hukuku profesörü Yurtcan dolandırıldı.. İki gün boyunca geceli gündüzlü konuşmuşlar.. İkna olmuş, iki milyon dolarını götürüp teslim etmiş..
Bunlar polise yansıyanlar.. Bir de utancından söylemeyenler var..
Sineye çekenler var..
*
Bütün telefon kullanıcıları tehdit altında.. Sorun çok büyük..
Büyük olmasa Emniyet Genel Müdürlüğü geçen ay çalıştay düzenlemezdi.. Sonuç bildirisini okudum, meseleye güvenlik açısından yaklaşmışlar..
Sorunun özüne inmemişler..
*
Asıl soru şu; İnsanlar telefondaki sese neden bu kadar kolay boyun eğiyor.. Neden ne derlerse yapıyor? Neden yüzünü görmediği kişilerin emirlerine harfiyen uyuyor?
Cevabı belli..
Çünkü yıllardır korku imparatorluğunda yaşıyoruz..
Yok, yok, 12 Eylül’e kadar uzanmayacağım.. 2007’ye kadar gideceğim..
Polis terörüne dikkat çekeceğim..
Savcı-hâkim terörüne..
Bu ülkede; sahte belgeler, uyduruk davalarla binlerce insan hapse atılmadı mı?
Bu ülkede; binlerce insan adını ilk defa duyduğu terör örgütü üyesi olmakla suçlanmadı mı?
Bu ülkede; binlerce insan polis-savcı-hâkim üçlüsünün tezgâhına gelmedi mi?
İnsanlar sudan yere yıllarca hapis yatırılmadı mı?
İnsanlar ‘suç tehdidiyle’ baskı altına alınmadı mı?
Korku toplumu böyle oluştu..
*
Örnek vereyim.. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ni itibarsızlaştırmak için.. Yok etmek için.. Türkan Saylan’ı hapse atmak için polisin yapmadığı kalmadı..
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin PKK’lı kızları okuttuğu söylentisi yayıldı..
O derneğe bağış yapanlar PKK’ya destekle korkutuldu..
*
Dolandırıcılar ‘korku döneminin’ meyvelerini topluyor.. İnsanların atlatamadığı ruhsal travmayı kullanıyor.. ‘Terör örgütü’ sözü beyinleri kilitliyor.. Beni de içeri atacaklar korkusu akıl sağlığını bozuyor..
Diyeceksiniz ki..
Bu işlerle ilgisi yoksa niye panikliyor ki..
Unutmayın..
Bu ülke Genelkurmay Başkanı’nı terör örgütü üyesi olmakla suçladı, tutukladı, hapse attı..
İyi pazarlar!..

-----------
Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/telefondaki-ses-terore-bulastin/gundem/ydetay/2193969/default.htm


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Dolandırıcılığın kalesi yine değişmedi" Feb 15, 2016

--Alıntıdır--

Haberi yapan: Fulya Asena KAHRAMAN / HABERTURK.COM
01 Şubat 2016 Pazartesi
---------------------------------------------------------------------------

10 yaşındaki çocuktan, profesörüne herkesi aynı tuzağa düşürüyorlar. Peki bu kadar yaygın bir yöntem neden önlenemiyor?

Ünlü profesör Canan Karatay, telefonda kendini savcı ve polis gibi tanıtan şahıslara inanarak bankadan çektiği 150 bin liraya yakın parayı onların istediği yere bıraktı. 2 hafta önce Türkiye Büyük Millet Meclisi eski başkanı Hikmet Çetin 50 bin TL'sini kaptırdı. Hem de o klasik yalanla: "Terör örgütü hesabınızı ele geçirmeye çalışıyor, paranızı orada tutmayın, vereceğimiz hesaba parayı yatırın, gönderdiğiniz parayı Merkez Bankası'na yatıracağız."

Telefon dolandırıcıları sade vatandaştan profesörüne kadar büyük bir kitleyi neredeyse hipnotize ediyormuşçasına kandırmayı başarıyor. Ne yazık ki artık çocuklara da musallat olmaya başladılar.

Geçen hafta Adana'da 10 yaşındaki F.Y. evdeki bütün altınları bir poşete koyarak "kapıya kadar gelen" tanımadığı bir şahsa teslim etti. Bunu yapmasının tek sebebi ise telefonda ona; "Yavrum, kuyumcu soyuldu, orada babanın kimliği bulundu. Baban hapse girebilir, bu yüzden evde bulunan bütün altın, para ve değerli eşyaları alacağız. İnceleme yaptıktan sonra vereceğiz" denmesiydi.

Bu dolandırcılık örgüsünde hikayeler neredeyse aynı ve mağdurlar her geçen gün daha da artıyor. Peki Türkiye'de neredeyse her gün yaşanan bu olay neden durdurulamıyor? Avukat Alper Yıldırım'la bu kanayan yarayı konuştuk. Yıldırım, telefon dolandırıcılığında merkez olarak Akçakale'yi işaret ediyor. Şanlıurfa’nın Suriye sınırındaki Akçakale İlçesi bir zamanlar oldukça fazla mağdur yaratan kontör dolandırıcılığı 'kontörcülük', telefonla şantaj gibi olaylarla da gündeme gelmişti.

"YAPTIRIMI CAYDIRICI DEĞİL"
Yargıtay, telefon dolandırıcılığı sonucunda bankaya para yatırılsa da, bankanın burada sadece bir ödeme aracı olduğunu ifade etmekte ve telefon dolandırıcılığı suçunu nitelikli dolandırıcılık olarak kabul etmemektedir. Haliyle suç basit dolandırıcılık olarak görüldüğünden caydırıcılığı da bulunmuyor.

"ÇOĞU VAKA ŞANLIURFA AKÇAKALE MERKEZLİ"
Suçun soruşturma aşamasında hangi savcılığın yetkili olduğu konusunda net bir görüş olmadığından soruşturmalar kısa sürede sonuçlanmamakta. Telefon dolandırıcılığına ilişkin çoğu eylem Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesi merkezli yapılıyor. Mağdur vatandaş, kendi ikamet ettiği bölgede savcılık şikayetinde bulunuyorsa da çoğu savcılık, suçun işlendiği yerin Akçakale olduğu iddiasıyla yetkisizlikle dosyaları Akçakale Savcılığı’na gönderiyor. Bu sebeple, Akçakale savcılığında bu konudaki dosya yoğunluğu sebebiyle de sağlıklı bir soruşturmanın yapılması imkansız hale geliyor.

Hangi savcılığın yetkili olduğu konusunda yani "suçun işlendiği yer" konusunda Yargıtay’da yerleşik bir içtihat yok. 'Paranın bankadan havale edildiği yönünde suç oluşur' görüşü de var, 'paranın bankadan çekildiği yerde suç oluşur' görüşü de... Bu konu bir an önce çözüme kavuşturulmalı. Çünkü bu belirsizlikte soruşturma dosyası savcılıklar arasında gidip geliyor ve zaman kaybına neden oluyor.

"SAHTE HATLAR SANIKLARA ULAŞMAYI İMKANSIZ HALE GETİRİYOR"
Telefon dolandırıcılığında kullanılan hatlar genellikle telefon bayilerinden temin edilen sahte hatlar olup bu hatların sadece bir kez kullanılması sebebiyle sanıklara ulaşmak imkansız hale gelmekte.
Bu suçlar genelde örgütlü suçlar olup başka kişilerin kimliklerini kullanmak suretiyle açılmış sahte hatlarla dolandırıcılık yapılmakta. Sahte hatların temini bakımından bu örgütler, kendilerine sahte hat sağlayan telefon bayilerine de para aktarıyorlar. Bu şahıslar, sahte hattı ve bu hattın kullanıldığı telefonu, dolandırıcılık işlemi bittikten sonra bir daha kullanmamakta. Bu sebeple sanıklara ulaşmak oldukça zorlaşıyor. Sahte aboneliğin önüne geçmek için, sahte abonelik yapan telefon bayilerine ciddi yaptırımlar getirilmeli, hatta gerekirse aboneliğin de noterden yapılması şartı getirilmeli diye düşünüyorum.

"MAĞDUR OLAN ADLİYE ADLİYE KOŞTURMAK ZORUNDA KALIYOR"
Sahtecilik yapılarak kimlikleri kullanılan vatandaşlar, mağdur ve suçsuz olduklarını ispat edebilmek için adliye adliye koşturmak zorunda kalıyor.
Telefon dolandırıcılığı suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı durumlarda çoğu savcılık takipsizlik kararı veriyor.
Birçok kez vatandaş kendilerine gelen bu yöndeki telefonlara karşı şüpheli yaklaşıyor ve inanmıyor. Bu durumda yapılan şikâyetler neticesinde çoğu savcılık “zaten vatandaş inanmamış, dolandırıcılık oluşmaz” diyerek takipsizlik kararı veriyor. Bu sebeple, suça yeltenen kişiler bakımından da caydırıcılık yaratılmıyor.

----------
Kaynak: http://www.haberturk.com/gundem/haber/1189159-telefon-dolandiriciligi-neden-onlenemiyor


[Edited at 2016-02-15 10:27 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 01:36
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Parolayla dolandırıp 862 bin TL'sini aldılar" Feb 15, 2016

--Alıntıdır--

Telefon dolandırıcıları, dairesini bile sattırdıkları Gülsüm Nüket Yücel’in bir ayda 862 bin 500 TL’sini çarptı. Yücel’e her para verişinde ‘parola’ olarak “Ne mutlu Türk’üm diyene” dedirten sahtekârlar, en son “Sizi dolandırdık, hepsi numaraydı” deyip ortadan kayboldu

Haberi yapan: Yusuf DOĞAN / GAZETE HABERTÜRK
15 Şubat 2016 Pazartesi,
----------------------------------------------------------------

Son yıllarda yüzlerce kişiyi ağlarına düşüren telefon dolandırıcılarının bu defaki kurbanı İstanbul Şişli’deki evinde annesiyle birlikte yaşayan 60 yaşındaki koro sanatçısı Gülsüm Nüket Yücel oldu. Geçtiğimiz aylarda Yücel’i ev telefonundan arayan dolandırıcıların yöntemi yine aynıydı. Kendilerini polis olarak tanıtıp kimlik bilgilerinin terör örgütüne satıldığını söyledikleri kadından para istediler. Ancak şebeke işe gizem katıp ‘parola’ kullanmasını istedi.

‘ASLAN YÜREK DEMİR BİLEK’
Annesini yalnız bırakamayacağını söyleyen Gülsüm Nüket Yücel, evine gelen bir kişiye önce 4 bin 500 TL ve aile yadigârı 50 bin liralık 2 kolye verdi. Birkaç gün sonra tekrar arayan dolandırıcılar, bu kez bankadaki paralarını istedi. Yücel, bankadan çektiği 118 bin TL’yi evine gelen bir başka kişiye “Aslan yürek demir bilek” parolasını duyduktan sonra teslim etti. Ardından da diğer bankalardaki 35 bin, 120 bin, 20 bin ve 120 bin değerindeki altınlarını şebekeye verdi.

Paranın bittiğini anlayan şebekenin bir sonraki hedefi ise Yücel’in Maltepe’deki dairesi oldu. “Operasyonda emlakçı ve tapu görevlileri var. Bir emlakçı bul ve evi sat. Satış gerçek olmayacak” yalanına inanan kadın, evini 360 bin TL’ye satıp parayı dolandırıcılara verdi. Yücel’e para ve ziynet eşyalarını her teslim edişinde “Ne mutlu Türk’üm diyene” dedirten dolandırıcıların gözü doymadı. Son olarak 15 bin ve 20 bin TL tutarlarında 2 ayrı kredi çektiren çete üyeleri son aramada “Sizi dolandırdık, hepsi numaraydı” dedi. Toplam 862 bin 500 TL’sini kaptıran Yücel, soluğu poliste aldı.

----------
Kaynak: http://www.haberturk.com/gundem/haber/1195629-parolayla-dolandirip-862-bin-tlsini-aldilar


Direct link Reply with quote
 
דפים בנושא:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

UYARI: Dikkat Scam

Advanced search


Translation news in טורקיה





Wordfast Pro
Translation Memory Software for Any Platform

Exclusive discount for ProZ.com users! Save over 13% when purchasing Wordfast Pro through ProZ.com. Wordfast is the world's #1 provider of platform-independent Translation Memory software. Consistently ranked the most user-friendly and highest value

More info »
SDL MultiTerm 2017
Guarantee a unified, consistent and high-quality translation with terminology software by the industry leaders.

SDL MultiTerm 2017 allows translators to create one central location to store and manage multilingual terminology, and with SDL MultiTerm Extract 2017 you can automatically create term lists from your existing documentation to save time.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • חיפוש מונח
  • עבודות
  • פורומים
  • Multiple search