דפים בנושא:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28] >
Off topic: UYARI: Dikkat Scam
מפרסם התגובה: Adnan Özdemir

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Necdet Özeller yargılanmadıkça FETÖ’nün pisliği temizlenemeyecek" Aug 15, 2016

--Alıntı--

ODA TV
Yazan:Ali Türkşen
14 Ağustos 2016 21:01

Umut.
Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy kumpasları sırasında hakkımızda olmadık iftiralar atanları konuk eden televizyon kanallarında bu aralar pek revaçtayız. Son dönemin popüler konukları arasında olmaya hak kazandığımdan bu yana aldığım mesajlar arasında duyduğum en anlamlı ve en acıklı kelime: Umut.

“Siz bir umut ışığı yaktınız hayatıma. Sizin gibi insanlar sayesinde bir şeyler düzelecek.”

“Sizin gibi Atatürkçü, vatanını milletini seven, bu değerlere sonuna kadar sahip çıkan insanların var olduğunu bilmek içimdeki umudun tükenmesini engelliyor.”

“Hepimizin dili oldunuz. Ağzınıza, yüreğinize sağlık.”

Sanırım Türkiye’nin son on küsur yılında kendini Atatürkçü olarak niteleyen, vatanını, milletini, bayrağını bir partinin ismiyle bütünleştirmeden seven herkes büyük bir umut açlığı içinde yaşıyormuş. Basit, yalın, lafı dolandırmadan söylenen cümlelerle “vatan, Atatürk, temel insan hakları” demek nasıl böyle bir etki bıraktı, inanın ben de hayretler içerisindeyim. Gördüğüm ilgi, aldığım mesajlar yüreğimi sıkıştırıyor. 15 Temmuz 2016 kalkışmasında şehit edilen yürekli vatandaşlarımızın katline duyduğum üzüntü bir yanda, umut açlığı çeken milyonların ağzı olmanın getirdiği sorumluluk öte yanda.

Üzülüyorum ve bu üzüntüyle yazıyorum.


Ve tüm bu karmaşa içinde tek derdi helalleşmek olan yandaş gazeteci ablama hakkımı helal ederken şu soruyu soruyorum: “Hanımefendi memleket elden gidiyor, sizin tek derdiniz helalleşmek. Yarın öbür gün İngilizin, Amerikalının askeri kapınıza dayanıp namusuna kastettiğinde, çiçek böcekli naif cümlelerinin ve helalleşmenin hiçbir önemi kalmayacağının farkında mısın?”
Ya da bu programların bir başka yan etkisine ne demeli. Eline tarifini tutuştursan, ağız tadıyla bir yemek yapmaktan aciz akademisyen unvanlı insanların, bir ülkeyi yoktan var eden, emperyalizmin pençesinden kurtaran, hem de bunları yaparken keskin zekasıyla binlerce kitaptan damıttığı bilgilerle yolumuzu aydınlatan insana hakaretlerine katlanmaya çalışmak da inanın ekran başında sizleri, stüdyoda bizleri gerim gerim geriyor.

Korkmakta haklısınız elbet. Çünkü yıllardır nursuz suratlarınızla her gece ekranların başını dolduran milyonlara türlü yalanlarınızı öyle dolambaçlı cümlelerle anlattınız ki, yalanınızı süslemeyi akademisyenlik, basit, sade, anlaşılır cümleleri acizlik sanıyorsunuz. Biz yine de basit ve anlaşılır cümlelerle derdimizi anlatmaya devam edelim.

HAYATIMDA İLK DEFA BU KADAR ENDİŞELİYİM

Türkiye 15 Temmuz’un ardından yangından mal kaçırırcasına başlayan uygulamalarla daha demokratik, daha yaşanır, darbe tehdidi ortadan kalkmış bir ülke haline gelmemektedir. Bunu neden söylüyoruz. Çünkü dün yaptıklarınıza bugün “Aldatıldık” diyen sizler, bugün yaptıklarınız için de bir süre sonra “Hata ettik” diyeceksiniz ve o gün geldiğinde artık çok geç olacak. Biz dün de hata yaptığınızı biliyorduk, bugün de hata yaptığınızı görüyoruz.

Unutmayın ki, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratmaya, aşağılamaya, kendinizce kontrol altında tutma kisvesi altında yok etmeye çalışarak ancak kendi şakağınıza kurşun sıkarsınız. Bir ülke tek bir kurumuyla değil toplu olarak kalkınır ya da batar. Dün kol kola beraber yürüdüğünüz o yollardaki dostlarınızı nasıl bir bir ayıklıyorsanız, bu ortaklığa çanak tutan, kadrolaşmaya onay veren herkesi de aynı şekilde ayıklamadıkça ülke olarak düze çıkmamız mümkün olmayacaktır. O da kendinizi inkar etmek olacağına göre, siz bildiğiniz yolda biz bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz.

Yine de bugün o iki ayrı yolun ortak bir kesişim noktasını bulmak zorundayız. Çünkü evet, hayatımda ilk defa bu kadar endişeliyim.Böylesi akıl dışı bir kalkışmanın ardından ne geleceğini kestirmekte güçlük çekiyorum ve daha beterinden, ülkeme, insanıma vereceği zarardan ürküyorum. Bu akıl tutulmasının olası devamına çözüm ancak ortak bir akılla bulunabilir, “Dediğim dedik, çaldığım düdük”diyerek değil. OHAL’de iktidarı, muhalefeti, akademisyeni, sokaktaki vatandaşı hep birlikte tek bir ortak ülküde birleşmeli ve bir karara varmalıyız: Dünyanın en güzel coğrafyalarından birindeki ülkemizde, huzur, refah ve barış içinde, birbiriyle kavga etmeden, dış güçlerin oyuncağı olmadan, insan potansiyelimizi en iyi şekilde kullanarak, çalmadan, çırpmadan, insan haklarına saygılı bir yaşam sürecek miyiz, yoksa her önüne gelenin bir tarafa çektiği ya da ittiği zavallı bir ülkenin vatandaşları mı olacağız?

Elbette yüzyıllardır bu coğrafyanın asli unsuru Türk ulusuna, insan gibi yaşamak, inadına barış içinde yaşamak, aklın, bilimin rehberliğinde ve yine elbette değerlerinden epey bir saptığımız Atatürk’ü rehber alarak yaşamak yakışır. Müslümanlığı Müslümanlıktan çıkaran, hangi dinden olduğu dahi anlaşılamayan bir sözde cemaatin unsurları ve onun destekçileri kaderimizi belirleyecek değildir. Ancak uzun yıllardır iktidarı elinde tutmanın verdiği özgüvenle her istediğini yaparak, yüzyılların birikimi askeri okulları kapatarak, askeri tesisleri şehir dışına çıkarırken kalan arazileri de ranta açmayı planlayarak da makus talihimizi yenecek değiliz.

Her programda, her mikrofonda, her röportajda söylüyoruz: Devlet terbiyesiyle yetişmenin verdiği disiplinle, ülkemizin refahı için verilecek her türlü göreve hazırız ve her türlü katkıyı ne kademede olursa olsun yapacağız. İş ki niyetiniz ülkeyi daha dibe götürmek değil, kimsenin dilediği gibi at koşturamadığı bir cennet haline getirmek olsun.

VE BAY NECDET...

Ortam gergin yazı da ona uygun oldu. Kapanışa doğru Bay Necdet’ten bahsetmeden olmaz. Bay Necdet, zamanında görevini yapmadan makam işgal edenlerin bugün ah-vah etmelerinin baş sembolüdür. Necdet Özeller yargılanmadıkça FETÖ’nün pisliği ülkemizden temizlenemeyecektir. Dün kendilerine söylenenleri yürekleri yetmediği için görmezden gelenlerin, bugün sözde vicdan muhasebesine düşmeleri olsa olsa paçaları tutuşmuş olmanın baş işaretlerinden biridir. Türkiye bir hukuk devletidir. Allah’la hesabı olanlar Allah’la hesaplaşır, elbette kimseye karışacak değiliz. Ancak kullarına karşı yapılan hataların çözüm makamı yüce Türk adaletidir. Yaşananlara öyle ya da böyle dahli olanların da en kısa sürede yargılandığı ve adalete hesap verdiği bir Türkiye’ye uyanabilmek en büyük amacımız olmalıdır.

Tüm güzelliklere el birliğiyle ve hiçbir zaman kaybetmeyeceğimiz umudumuzla ulaşabilme ülküsüyle, en derin sevgi ve saygılarımla herkesi selamlıyorum.

Kaynak: http://odatv.com/necdet-ozeller-yargilanmadikca-fetonun-pisligi-temizlenemeyecek-1408161200.html

+
+

Abdulkadir Selvi de yazmış bişeyler -> Hürriyet- 15 Ağustos 2015 -> http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/abdulkadir-selvi_615/3-darbe-tehdidi_40194010

[Edited at 2016-08-15 05:22 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Devlet kadrolarında FETÖ önlemi: İçen de gelecek içmeyen de" Aug 15, 2016

--Alıntı--

ANKARA 14 Ağustos 2016 - 20:44 Son Güncelleme : 14 Ağustos 2016 - 23:34


Numan Kurtulmuş: İçkisini içen de gelecek, içmeyen de gelecek, hanımı başörtülü olan da gelecek, olmayan da gelecek. Böylesine bir özgürlük ortamını devletin kadroları içinde sağlarsanız, FETÖ’ye ihtiyaç duymayacak kimse. Esas kırmamız gereken şey bu.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tek işinin vatan savunması olduğunu belirterek, “Siyasete müdahale etme histerisi içerisinde olmayan bir Türk Silahlı Kuvvetleri’nin inşa edilmesi lazım” dedi. FOX Tv’de katıldığı Çalar Saat programında, gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Kurtulmuş, özetle şunları söyledi:

EN BÜYÜK İHANET BURADA

“Bu adamlar tarih boyunca birçok ezoterik grubun olduğu gibi, bir çok batıni unsurun olduğu gibi geniş Müslüman kitlesinin içerisinde sadece kendi çok dar kitlelerini Müslüman olarak tanımladılar, kendi aralarında bir hukuk geliştirdiler ve diğerlerini kendi İslam çerçevelerinin dışında gördüler. En büyük namussuzluk buradaydı, en büyük ihanet buradaydı. Bu anlamda tarih olarak belki Hasan Sabbah örgütünden daha batıni bir örgüttür bu örgüt. Ama sosyolojik anlamda en büyük sapkınlığı burada ortaya koydular. Bunlar hem İslami cemaat fikrinin köküne kibrit suyu ekmişlerdir hem de sosyolojik olarak cemaati dağıtmışlardır.

ESAS MESELEMİZ LİYAKAT

Benim gibi düşünen adam devlette olsun değil, esas meselemiz ehliyet, liyakat ve millete sadakat olmalıdır. Dini, seküler fark etmez, gerçekten ehliyeti, liyakati ve millete sadakati olan insanlar gelsinler, devletin kadroları içinde yer alsınlar. Ümit ederim ki 15 Temmuz saldırısı böyle bir dönüşüme de vesile olur. Bu anlamda Türkiye büyük hayır sağlamış olur diye düşünüyorum. Herkes kendi düşüncesiyle, mezhebiyle, meşrebiyle, siyasi görüşüyle, kendisine bir kariyer imkanını devletin çatısı altında bulabilmelidir. Bu olursa zaten bu örgütlere ihtiyaç yok.

ENGEL KALMAYACAK

O tür (geleneksel, muhafazakâr) ailelerden gelen insanların önünü kapatırsanız, FETÖ gibi adamlar da çıkıp diyor ki ‘merak etme ben seni yükseltirim’ diyor. Bu sefer bir gizli örgütlenme, paralel bir yapılanmaya zemin hazırlıyorsunuz. İçkisini içen de gelecek, içmeyen de gelecek, hanımı başörtülü olan da gelecek, olmayan da gelecek. Böylesine bir özgürlük ortamını devletin kadroları içinde sağlarsanız, FETÖ’ye ihtiyaç duymayacak kimse. Esas kırmamız gereken şey bu. Hem demokratikleşmeyi sağlayacağız, siyasal katılımda kimsenin önünde engel kalmayacak hem de şeffaflaşmayı sağlayacağız. Ekonomik ve siyasi kararlar, sadece devlet aygıtı tarafından alınırsa devlet çok cazip bir yer haline geliyor. Bunu mümkün olduğu kadar halkla paylaşmak, halkın siyasal katılım süreçlerine daha muktedir bir şekilde girebilmesini temin etmek gerekiyor. Ama yeterli değildir. Demokratikleşmeyi ve şeffaflaşmayı, bütün unsurlarıyla ortaya koyarsanız, hatta devlet memuriyeti için liyakat esaslı yeni bir yapılanma yaparsanız, devleti ele geçirilecek bir kurum olmaktan kurtarırsınız.

TSK’NIN TEK İŞİ VAR; VATAN

İtirazımız şunadır; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tek işi var. Vatan savunmasıdır, ülke savunmasıdır. Sadece ülke savunmasına kendisini tahsis etmiş olan, siyasette aklı olmayan, siyasette gözü olmayan, siyasete bir türlü müdahale etme histerisi içerisinde olmayan bir Türk Silahlı Kuvvetleri’nin inşa edilmesi lazım. İnşallah bu 15 Temmuz saldırısı Türkiye’ye böyle bir zemin hazırlayacak ve bunda da muvaffak oluruz diye ümit ediyorum.”

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/devlet-kadrolarinda-feto-onlemi-icen-de-gelecek-icmeyen-de-40193926


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Şok iddia: Hedefleri, Erdoğan’ı ameliyatta öldürmekti" Aug 15, 2016

--Alıntı--

Hürriyet Haber15 Ağustos 2016 - 09:00Son Güncelleme : 15 Ağustos 2016 - 09:11

FETÖ'nün askeriyeden sorumlu imamıyken, 17-25 Aralık sonrası itirafçı olup örgüte ait 200'e yakın gizli bilgi, belge, görüntü ve ses kaydını İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato'ya teslim eden Hüseyin Sarıçiçek, FETÖ'nün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ameliyatta öldürmeyi planladığını iddia etti.

İşte Sabah Gazetesi'nden Emirhan Ergen'e konuşan Sarıçiçek'in anlattıkları:

ALLAH KAHRETSİN NEREDEN UYANDI BU ADAM?

7 Şubat MİT krizinin yaşandığı gündü. Fetullah Gülen'e en yakın 6 kişilik çok gizli heyette bulunan Ege Bölge İmamı Necdet İçel beni aradı, otogardan bir albayı alıp Torbalı'daki çiftliğine götürmemi istedi. Ben de o albayı alarak İçel'in Torbalı'daki çiftliğine götürdüm. Bu arada Necdet İçel'in bağırarak bahçeye fırladığını ve yanında bulunan 4. sınıf bir emniyet müdürüne saldırdığını gördüm. İçel, 'Ameliyata nasıl girmez? Allah kahretsin nereden uyandı bu adam? Nasıl ölmez' diye bağırıyordu. Ardından o dönemde başbakan olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul'da gireceği bir ameliyattan son anda vazgeçtiğini öğrendim. Bunun üzerine örgütün o gün Erdoğan'ı ameliyat masasında öldüreceklerini anladım. Zaten Necdet İçel 7 Şubat ve 17-25 Aralık'tan hemen önce Amerika'ya gidip gelmişti.

'GÜLEN'İN DUALARINDA BİR NUMARASINIZ' DENİLEREK MANEVİ YÖNDEN TATMİN EDİLİYORLARDI

Örgüt askeri liseler ve harp okullarındaki öğrencilere çok önem veriyordu. Bu öğrenciler, 'Fetullah Gülen'in dualarında bir numaradasınız' denilerek, manevi yönden tatmin ediliyorlardı. Bu öğrencilere ilk olarak kendisini nasıl gizleyeceğini, gözle nasıl namaz kılacağını öğretirdik.

HİMMET PARALARINDA DA YOLSUZLUK YAPIYORLARDI

FETÖ imamları milletten topladıkları himmet paralarında da yolsuzluk yapıyordu. Ben de, bazı polis imamlarının yolsuzluklarını fark ettim. Bunun üzerine Hrant Dink soruşturmasında Ogün Samast'ı sorgulayan savcı Fatih Genç, beni bir cinayet davası ile ilişkilendirerek 'Polis imamlarıyla uğraşma' diye tehdit etti. Ben de mecburen kabul ettim. Zaten Genç de FETÖ soruşturması kapsamında tutuklandı.


EN TEHLİKELİ BİRİM: İKK TİMLERİ

FETÖ'nün en tehlikeli birimi, istihbarata karşı koymak için kurulan İKK timleridir. Bu birimde olanlar genellikle saçlarını uzatır ve küpe takarak kamufle olur. Üniversitelerin genellikle güzel sanatlar fakültesini kendilerine üs olarak belirlerler. Kaset, şantaj, kumpas işlerini çok profesyonelce gerçekleştirirler.

EVİM 2 KEZ BASILDI

Bendeki delilleri Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato'ta teslim ettikten sonra bir çok tehdit telefonu aldım. Evim FETÖ polisleri tarafından 2 kez basıldı.

MUSTAFA ÖZSOY TSK'DAKİ EN TEHLİKELİ İSİMLERDEN BİRİYDİ

Darbe girişimin ardından tutuklanan Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Daire Başkanı Korgeneral Mustafa Özsoy, TSK içindeki en tehlikeli isimlerden biriydi. Özsoy, sık sık Ege Bölge İmamı Necdet İçel ile bir araya gelirdi.

Sabah + Hürriyet: http://www.hurriyet.com.tr/sok-iddia-hedefleri-erdogani-ameliyatta-oldurmekti-40194393


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Örgüt mensuplarına kriptolu talimat" Aug 15, 2016

--Alıntı--
Giriş Tarihi: 15.8.2016 08:10 Güncelleme Tarihi: 15.8.2016 08:34

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in, darbe girişiminden sonra dağılma sürecine giren örgütü tekrar toparlamak için kritpolu talimat gönderdiği ortaya çıktı. MİT'in çözdüğü mesajlarda, "Yurtdışında 'hizmet diasporası' çatısı altında birleşin. Kaçmak yerine 'Hicret ettik' deyin" ifadeleri yer aldı.

MİT'in deşifre ettiği kriptolu yazışmalarda FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in, örgütü tekrar toplamak için örgüt mensuplarına, "Yurtdışında 'Hizmet diaasporası' çatısı altında birleşin, Hizmet hareketini bulunduğunuz ülkeden yürütün. Türkiye'deki ailenizi de yanınıza alın, firar ve kaçma kelimelerini kullanmayın, yerine 'Hicret ettik' deyin" talimatları gönderdiği tespit edildi.

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) lideri Fetullah Gülen'in darbe girişiminden sonra dağılma sürecine giren, moral çöküntüsü yaşayan örgütü tekrar toparlamak için harekete geçtiği bildirildi. FETÖ üyelerinin kullandığı Eagle ve ByLock isimli mesajlaşma uygulamasının şifresini kıran MİT, önemli bilgilere ulaştı. Hürriyet'te yer alan habere göre; MİT'in rapor ettiği bilgilerde, Gülen'in 'acil eylem planı' adı altında örgüt mensuplarına talimatlar gönderdiği kaydedildi. Dört maddelik talimatta, yurtdışına kaçan örgüt üyelerinin neler yapmaları gerektiği anlatılıyor.

"Hizmet diasporası"

Gülen'in talimatlarda, "Yurtdışına çıkan hizmet ehli olanlar, aileleri ve çocuklarını da yanlarına alsın. Eşleri ve çocukları da en yakın zamanda yurtdışına taşınsın. Yurtdışında 'Hizmet diasporası' çatısı altında birleşin, hizmet hareketini bulunduğunuz ülkeden yürütün. Türkiye'deki ailenizi de yanınıza alın, firar ve kaçma kelimelerini kullanmayın, yerine, bunun yerine zulüm ve baskılar nedeniyle 'hicret ettik' deyin. Hizmetinizi bulunduğunuz ülkelerde devam ettirin" dediği belirtildi. MİT raporunda Gülen'in talimatında örgüt mensuplarından 'Hizmet diasporası' kurarak Türkiye'yi yönetenler aleyhinde faaliyette bulunmalarının istendiği kaydedildi.

Tavsiye edilen ülkeler

Kriptoplu mesajlarda, örgüt mensuplarının hangi ülkelere nasıl geçiş yapacakları konusunda yönlendirme yapıldığı belirtildi. Örgüt mensuplarına, Romanya, Gürcistan, Ukranya ve Kuzey Irak'ın geçiş güzergahı olarak kullanmaları, bu ülkelerde uzun süre kalınmaması, Türkiye ile ilişkileri iyi olan bu ülkelerde yakalanmaları durumunda geri gönderilebilecekleri uyarısı yapıldı. MİT raporunda, Gülen'in örgüt mensuplarına yerleşmeleri tavsiyesinde bulunduğu ülkeler arasında 'Arnavutluk, Kırgızistan, Makedonya, Bosna-Hersek, Belçika, Hollanda, Almanya, Kanada, Amerika, Güney Afrika ve Mısır' bulunuyor.

http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/08/15/orgut-mensuplarina-kriptolu-talimat

[Edited at 2016-08-15 08:01 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"FETÖ'nün itirafçı ablası gerçek yüzlerini anlattı!" Aug 15, 2016

-Alıntı--
Giriş Tarihi: 15.8.2016 09:44 Güncelleme Tarihi: 15.8.2016 10:03

FETÖ’nün Uşak’taki öğretmen ablalarından Y.T., ifadesinde örgüte nasıl girdiğini ve yükseldiğini, sistemin nasıl işlediğini anlattı: “Önce sohbetlere katıldım, sonra abla oldum. Yardımlar topluyorduk. Bonkör yardımlarım nedeniyle mütevelli heyeti üyeliğine terfi ettirdiler. Toplantılarda sinyal kırıcı kullanıyorlardı”
Uşak polisinin FETÖ/PDY terör örgütünün "ablalık" yapılanmasına yönelik operasyonunda yakalanan; para toplama, aklama, aktarma gibi kritik örgütsel görevleri bulunan 22 kişi arasında, kentte öğretmenlik yapan Y.T. de vardı. İtirafçı olarak serbest bırakılan Y.T. ifadesinde, "ablalık" sistemini anlatırken, örgütteki işleyişe ilişkin de önemli bilgiler verdi.

"ARTIK TOPLANTILARDA BİZDEN PARALAR TOPLANMAYA BAŞLANDI"

Örgütle 2005'te geçici görevli bulunduğu okulda tanıştığını anlatan Y.T., öğretmen arkadaşlarının evinde yapılan toplantılarda, yeni görevlendirilen meslektaşlarının sohbetler düzenlediğini söyledi. İlk günler sohbet konusunun Peygamber, Allah sevgisi ve dinimizde temizlik gibi konular olduğunu belirten Y.T., "2 yıl boyunca aldığımız dini telkinlerin ardından konular Cemaat'in fakir öğrencilere yardımı, yurtta kalan öğrencilere yardımı oldu. Artık toplantılarda bizden paralar toplanmaya başlandı. Ben de elime geçtikçe paralar vermeye başladım. Bu paralar sohbeti yapan ablaya verilirdi" dedi.

"TELEFONLAR TOPLANTI ODALARINA ALINMIYOR"

"Ben yardımlarda biraz bonkör davrandığım için olsa gerek, öğretmen olan T.Ö. bir hediye paketi yaparak güzel bir bohça ile bana getirdi ve bana 'Seni mütevelliye aldık, bundan sonra o sohbete katılacaksın' dedi" sözleriyle örgütteki yükselişini anlatan Y.T., mütevelli toplantılarında yaşananları ise şöyle dile getirdi: "Mütevelli grubunda görev alan öğretmenlerin ayrıca kendi sohbet grupları da vardı. Mütevelli sohbet grup toplantılarına, cep telefonlarımızı odanın dışına koyarak girerdik. Nedenini sorduğumda 'Zaten sinyal kırıcı var ama bizim tedbir almamız lazım' dediler. 'Biri şikâyet ederse 28 Şubat'ı yaşarız' gibi kuruntuları vardı."

"NEDEN FİLİSTİN'E DUA ETMİYORUZ?"

Örgütün geziler ve sosyal etkinlikler düzenlediğini ifade eden Y.T., "Toplantılara katılmadığım zaman çok ısrar ederlerdi. Hatta psikolojik baskı yapıp 'Sen nasıl Allah rızasından uzaklaşıyorsun?' gibi insanı vicdanen rahatsız edecek söylemlerde bulunurlardı" diye konuştu. 2009'da yardım için yola çıkan Mavi Marmara için grupta "Ne gerek vardı" diye eleştirildiğini anlatan Y.T., "Bir gün 'Her sohbette, her şey için dua ediyoruz da neden Filistin ve Mavi Marmara şehitleri için dua etmiyoruz?' diye sorduğumda G. bana 'Büyüklerimiz bize gündem gönderir. Bunlar üzerine konuşulup dua edilir. Biz onlar ne derse onu yapmakla mükellefiz' deyince, ben bu duruma çok kızdım. Ama yine de niyetlerinin kötü olmayacağını düşünüyordum" ifaddesini kullandı. Yine bir toplantıda milletvekili adayı da olan H.S. tarafından "Kendi sendikamızı kuracağız ve herkes bu sendikaya girecek" talimatı geldiğini kaydeden Y.T., kendisinin buna "Yaptığınız bölücülük. Ne gerek var yeni sendikaya?" diye karşı çıktığını, buna rağmen gruptakilerin Aktif Sen'e geçirildiklerini söyledi.

"TWEET ATACAKSINIZ, ÇEVRENİZE DERSHANELERİN KAPATILMASININ OLUMSUZ OLACAĞINI ANLATIN"

Hükümetin dershaneleri kapatma kararından sonra örgüt içerisinden büyük tepki gösterildiğini vurgulayan Y.T., şöyle devam etti: "Toplantılarda hükümete karşı devamlı bir karşı propaganda faaliyetleri yürütmeye başladılar. Eleman teminini dershanelerden sağladıkları yönünde bir fikir oluştu bende. 2013 yılı kasım ayında bu mütevelli hocaları öğretmenlere bildiri niteliğinde kâğıtlar vererek 'Tweet atacaksınız, çevrenize dershanelerin kapatılmasının olumsuz olacağını anlatın' gibi söylemlerde bulundu. Ben bu dönemde, devlete zarar vermeye başladıklarını, hatta Amerika için çalıştıklarını bile düşünmeye başladım. Sonra onlarla iletişimimi kestim. Bu Cemaat'in okuluna giden çocuklarımı okullarından alıp devlet okuluna gönderdim."

Habertürk + Sabah: http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/08/15/fetonun-itirafci-ablasi-gercek-yuzlerini-anlatti

[Edited at 2016-08-15 07:26 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"FETÖNÜN DÜNYA İMAMI KIRIKKALE’DEN ÇIKTI" Aug 15, 2016

--Alıntı--

Haber71.net 08 Ağustos 2016

FETÖ'nün Dünya İmamı olan ve 4 kişilik beyin takımından Necdet İçel’in yolu Kırıkkale’den geçmiş. Bir dönem Kırıkkale İmamlığı yapan ve halen görevde olan birçok kişiyle sıcak ilişkileri olduğu belirlendi.

"KIRIKKALE’DE FETÖ’YÜ KURDU"
FETÖ terör örgünün en üst adamlarından olan ve Fetullah Gülen’in 4 kişilik beyin takımında yer alan Necdet İçel’in, örgütün Kırıkkale’deki temellerini attığı öğrenildi. Kendini Bakanlardan bile üstte gören İçel’in Kırıkkale’de birçok kurum müdürüyle ortak hareket ettiği ve örgütün Kırıkkale temellerini attığı öğrenildi. Gazetemizin yaptığı araştırmada İçel’in İzmir’e geçmeden önce Kırıkkale’de şehir imamlığı yaptığı ve örgüt adına çalışacak birçok müdür ve iş adamını o dönem ayarladığı bilgilerine ulaştık. Aynı dönemde İçel’in örgüt bünyesine katılmayan iş adamlarına, kurum müdürleri aracılığı ile cezalar kestirerek ve tehdit ederek himmet adı altında haraç topladığı öğrenildi. Tüm ülkede örgütün beşiği olarak Kırıkkale lanse edilirken hücre yapısında çalıştıklarından birçok ismin halen tutuklanmadığı tahmin ediliyor. Özellikle kurumlardaki yapılarda kritik görevleri bulunan isimlerin kendilerini gizledikleri ve örgüt adına çalıştıkları tahmin edilirken bu isimlerin halen belirlenemediği düşünülüyor.

"ERDOĞAN’IN ÖLDÜRÜLMESİ GEREKİYOR"
Kırıkkale’nin ilk şehir imamı olan ve yapının Kırıkkale ayağını kuran İçel, Kırıkkale’den sonra İzmir’e taşındı. Burada şehir vaizliği görevi yürütüyor görüntüsü verilirken Dünya İmamlığı yaptığı öğrenildi. Terörist başı FETÖ'nün 4 kişilik beyin takımında Mahmut Akdoğan, Hüseyin Kaplan ve soyadı belirlenemeyen Zafer adında bir kişiyle birlikte yer aldığı öğrenildi. Beyin takımının yılda 2 kez bir araya geldiği ve toplantıya Abdullah Aymaz’ın başkanlık yaptığı öğrenilirken her toplatının farklı bir ülkede gerçekleştiği öğrenildi. İzmir’de iken Ege Bölge İmamı Bekir Baz’ın yanından ayrılmadığı ve ondan habersiz tek bir adım atmadığı bilgisine ulaşılırken, İçel’in İzmir’de bulunan villasının 2. katının örgütün bilgi işlem ofisi olarak kullanıldığı öğrenildi. İçel hükümetle yaşanan ilk sorunlardan sonra Afrika’da bir ülkeye firar ederken bir daha Türkiye’ye dönmedi. Polis dinleme kayıtlarına düşen İçel “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öldürülmesi” gerektiğini ifade ediyor. Bu gözü dönmüş terör örgütü lider kadrosundan İçel’in, Kırıkkale’de irtibatta olduğu isimler merak edilirken, bu isimlerin tutuklanıp, tutuklanmayacağı sorusu gündeme geldi.

Yazının kaynağı: http://www.haber71.net/fetonun-dunya-imami-kirikkaleden-cikti/

[Edited at 2016-08-15 10:28 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Darbe girişimi sonrası inanılmaz alçaklık: İlk Erdoğan vurulmalıydı" Aug 15, 2016

--Alıntı-- 18 Temmuz 2016

ABD’’nin Foreign Policy Dergisi, Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişimi sonrası ‘Başarılı bir askeri darbe için ne gerekir?’ diye sorup, ‘Önce lider öldürülmeliydi’ cevabını verdi.

Darbe girişimi sonrası inanılmaz alçaklık: İlk Erdoğan vurulmalıydı

ABD’’nin Foreign Policy Dergisi, Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişimi sonrası ‘Başarılı bir askeri darbe için ne gerekir?’ diye sorup, ‘Önce lider öldürülmeliydi’ cevabını verdi.

Cuma gecesi paralelin ini Pensilvanya’dan gelen talimatla ordu içindeki bazı hainlerin başlattığı darbe girişimi bütün dünyada ses getirdi. Güçlü Türkiye’nin, söz konusu girişimde de yüzünün akıyla çıkmasından rahatsız olan Batı’nın bazı kalemleri ise yine şarlatanlığını gösterdi.

‘İLK LİDERİ ÖLDÜRMELİYDİLER’
Bir yandan dünyanın en etkili dış politika dergisi Foreign Policy, ‘Başarılı darbenin ilk kuralı olan hükümetin başını ele geçirme ya da öldürmeyi gerçekleştirmediler’ şeklinde akıl almaz bir yorumda bulunurken, ABD’nin eski askerleri de ‘darbe olsaydı iyi olurdu’ şeklinde korkunç ifadeler kullandılar.

Washington D.C.’de Türkiye’de olası darbe olasılıklarının konuşulduğu iddiaları da böylece güçlendi. İşte o akıl almaz yorumlar:
Foreign Policy dertgisinde Edward Luttwak tarafından hazırlanan yazıda şöyle denildi:“Başarılı bir askeri darbe için iki numaralı kural darbenin müdahaleye katılmayan birliklerinin psifize edilmesi ya da darbeden çok uzak bölgelerde olmasıdır.”

‘ERDOĞAN’I BOŞ BIRAKTILAR’
Her şeyden önce hükümetin başını almak ya da öldürmek. Erdoğan’ı taraftarlarına darbeye direniş çağrısı yapabilecek şekilde boşta bıraktılar.

‘DARBE OLSA BİZ KAZANACAKTIK’
ABD’de ünlü emekli Yarbay Ralph Peters, Fox News’te yaptığı yorumda, “Eğer darbe başarılı olsaydı İslamcılar kaybedecek ve biz kanacaktık” şeklinde konuştu. Ben Shapiro da “İslamcı Başkan Erdoğan’a karşı askeri darbe. Bu çok iyi bir gelişme” dedi.

ERDOĞAN NEFRETİ BİTMİYOR
İngiliz The Economist dergisinde yayınlanan haberde de demokrasinin kurtuluşu takdirle karşılanacağına yine ‘Erdoğan senaryoları’ çizilerek şu ifadelere yer verildi:

Yazının yeri: http://www.habermektebi.com/gundem/darbe-girisimi-sonrasi-inanilmaz-alcaklik-ilk-erdogan-vurulmaliydi/15270

========================
======================

ADO_YORUM: ABD'li ve Almanyalı hödükler: Türkiye'ye hep "oryantalizm" gözlüğüyle baktınız. Ulan hergeleler haritada İstanbul'u gösterin desem çoğunuz Bering Boğazını gösterecektir. Bize de Almanlar sorardı: "Atatürk sağ mı şu an" diye. Sağ aptalişko Hans'cım sağğğ. Atatürk ölümsüzdür. Hep yemeyle içmeyle hedonizmle olmaz leen. Biraz okuyun da bilginiz genel kültürünüz artsın- hödüklükten kurtulun.

Bakın size 10 dakkada ABD siyasal sistemini-sorunlarını çıkarıvereyim şuracığa. Ya Almanya hakkında bildiklerim? Merkel'in gençlik aşkından; FKK hareketindeki çıplak pozlarına kadar herşey listeli kafamda. Münih'in en ünlü birahanelerini de sayıvereyim. Hayatında bi doyumluk etliekmek yememiş, Konya'da Selçukluyu görmemiş tırışkadan yorumcular yorum kasıyor.

Bu küreselleşmede insan biraz merak eder değil mi Türkiye neresi; ne yer ne içer bu Türkler diye. Biz yalnızca "dööönnneeeğğğğrrr" yemiyozzzz.

___________________________________

[Edited at 2016-08-15 13:30 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Son dakika haberi: Adil Öksüz'ün cep sinyali bu bölgeden geldi!" Aug 16, 2016

--Alıntı--
Hürriyet Haber16 Ağustos 2016 - 07:50Son Güncelleme : 16 Ağustos 2016 - 08:27

Ankara’da darbecilerin merkez olarak kullandıkları Akıncı Üssü’nde 15 Temmuz’da gözaltına alınan ve FETÖ’nün ‘hava kuvvetleri imamı’ olduğu iddia edilen Adil Öksüz’ün 2 bin metre rakımlı Akyazı’daki Acella Yaylası’nda cep telefonuna ulaşıldı. Öksüz, tüm Türkiye’de ve yaylalarda da aranıyor.

Habertürk, Sakarya’nın Akyazı İlçesi’nde FETÖ’nün çok önemli 4 isminin izini sürdü. 85 bin nüfuslu Akyazı, Sakarya’daki FETÖ operasyonunda önemli merkezlerden biri. Sakarya’daki operasyonlarda tutuklanan 250 kişiden neredeyse yarısı, Akyazı’dan.

Bu ilçede FETÖ için kırılma noktası 17-25 Aralık soruşturmaları oldu. Bu tarihten sonra örgüte yönelik başlatılan operasyonlarla birlikte bazı kişiler, işyerlerini kapatıp Akyazı’yı terk etti. Halkın büyük çoğunluğu, örgütün ilçedeki faaliyetlerini biliyor. Ancak gazetecilere konuşmaktan kaçınıyor. Ne isim veriyorlar ne de bildiklerini anlatıyorlar. Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi yard. Doç. Dr. Adil Öksüz, ilçede tanınan bir isim. Bir üniversite hocası, ilçenin en zenginlerinden birinin damadı... FETÖ’nün önemli adamı olduğu ortaya çıkan Öksüz için “Her yere rahatça ulaşabilir, istediği kişiyi devlet kurumlarında işe aldırabilir” deniliyor.

YAYLALAR ABLUKA ALTINDA

Son olarak Akyazı’da izine rastlanan ve kullandığı “SIR” plakalı aracı tutuklanan kayınpederi Cevat Yıldı- rım’ın evinin garajında bulunan Adil Öksüz, güvenlik güçleri tarafından bu bölgede aranıyor. Akyazı çevresi, yaylalar ablukaya alınmış durumda. Öksüz’ün firarından sonra bölgede 33 farklı adres, 15 yayla ve 124 yayla evinde arama yapılırken, 839 kişi ile mülakat yapıldı. Akyazı’nın tüm giriş ve çıkış- larında oluşturulan kontrol noktalarında da Adil Öksüz hareketliliği yaşanırken, birçok bölgede arama çalışları devam ediyor. Öksüz’ün arandığı yerlerden biri de Acella Yaylası.

Güvenlik güçleri araçla ulaşımın zor olduğu Acella Yaylası ve çevresinde aramalarını yoğunlaştırırken, Öksüz’ün kullandığı bir cep telefonu numarası- nın sinyalinin yaklaşık 10 gün önce bu bölgede tespit edildiği ortaya çıktı. Yaylada baskına uğrayan Kuran kursunun imamı da Habertürk’e yaptığı açıklamada, “Jandarma buraya 3 kez geldi. Ben her defasında burada yok dememe rağmen ‘Cep telefonu sinyali bu bölgeden geldi, biz de arıyoruz’ diye cevap verdiler” diye konuştu. Dağlık alandaki birçok yayla ile köyün giriş ve çıkışları güvenlik güçleri tarafından kontrol altında tutulurken, Akyazı’dan yaylalar bölgesine gidişlerde de polis, kimlik kontrolü yapıyor.

KURSLARA BASKIN

Acella Yaylası’nda yapılan baskınlardan biri de Adil Öksüz’ün kayınpederinin kurduğu Yıldırım Kuran Kursu. Bu kurs kapatılarak, yatılı 90 öğrenci evlerine gönderilmiş. Görüştüğümüz Kuran kursunun imamı, “Allah bu Adil Öksüz’ü bildiği gibi yapsın. Jandarma sürekli gelip baskın yapıyor. Bizim artık o aileyle bir bağlantımız yok. Buraya gelse barınamaz. Onun yüzünden öğrencilerim de mağdur oldu. Hepsini evlerine gönderdim” dedi.

15 TEMMUZ ÖNCESİ BOŞALTILMIŞ

15 Temmuz sonrası kapatılan Erimez Öğrenci Yurdu, Adil Öksüz’ün ilçede sıkça uğradığı yerlerden birisi. Akyazı’da örgütün bünyesine katmak istediği ya da kattığı öğrencilerin burada kaldığı öne sürülüyor. FETÖ/PDY’nin bölgedeki toplantılarının bazılarının bu yurtta gerçekleştirildiği iddia ediliyor. Görünüşte bir öğrenci yurdu ancak, içindeki dekorasyon ve toplantı odaları bu iddiaları doğruluyor.

Vatandaşlar, bazı günler lüks araçların yurt bahçesine gelen kişilerin, geç saatlere kadar burada sohbet ettiklerini anlatıyor. Vatandaşlar, Adil Öksüz’ün de bu yurda çok sık geldiğini ve hatta içeride bir odasının olduğunu iddia ediyor. Akyazılılar, yurdun 15 Temmuz darbe girişiminden birkaç gün önce boşaltıldığı bilgisini veriyor. Geride yurdun bahçesinde kalan bisiklet ve birkaç parça eşya kalmış.

AKYAZI'NIN 4 İMAMI


Sakarya Akyazı deyince FETÖ’nün 4 önemli ismi öne çıkıyor. Bunlardan biri firari Adil Öksüz. Diğer isimler ise Hakan Şükür ile Çağrı Acar ve Davut Hancı. Kamuoyunun merak ettiği Öksüz, FETÖ’nün en önemli isimlerinin başında geliyor. Hava kuvvetlerinin imamı olarak biliniyor. Aslen Kahramanmaraş’ın Andırın nüfusuna kayıtlı. İlköğretim eğitimini tamamladıktan sonra 1977’de Hatay Dörtyol’da demir çelik fabrikasında çalışan babasının yanına gitti.

Burada orta ve lise eğitimini tamamlayan Öksüz, daha sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı, evlenip eşinin memleketi Akyazı’ya yerleşti. Yrd. Doç. Dr. Adil Öksüz, 16 Temmuz sabahı Akıncı Üssü yakınlarında gözaltına alındı. İfadesi alındıktan sonra serbest bırakılan Öksüz, kayıplara karıştı. Ancak FETÖ içindeki önemi, serbest bırakıldıktan sonra anlaşıldı.

YAKIN ÇEVRESİNE OPERASYON

Önce yakın çevresine operasyon yapıldı. Üsküdar’da bir evde kalmasına ve saklanmasına yardımcı olan bacanağı gazeteci Erdal Şen, Kanada imamı İlhan Erdem ile Rusya imamı olduğu iddia edilen kayınbiraderi Ali Sami Yıldırım soruşturma kapsamında tutuklandı. Öksüz’ün izine son olarak 19 Temmuz’da Akyazı’da rastlandı. Öksüz’ün kullandığı “SIR” plakalı aracı, 03.00’te TEM Otoyolu Akyazı gişelerinden geçerken görüntülendi. Öksüz sır oldu ancak aracı, 1 Ağustos’ta kayınpederi Dr. Cevat Yıldırım’ın evinin garajında bulundu. Kayınpeder Yıldırım tutuklandı. Yıldırım’ın da Akyazı’nın ileri gelenlerinden biri olduğu ortaya çıktı. Yıldırım kuran kursları, bölgede yüzlerce öğrenciye eğitim veriyor.

DARBE PLANINI GÜLEN’E GÖTÜRDÜ

Adil Öksüz’le ilgili en çarpıcı bilgi ise geçen gün ortaya çıktı. Ege Bölgesi’nde tutuklanan 2 generalin itiraflarına göre Adil Öksüz, Ankara Çukurambar’da düzenlenen darbe toplantısına katıldı. Villada komutanlar, darbenin 15 veya 22 Temmuz’da, saat 03.00’te yapılacağını söyledi. Adil Öksüz, “Ben bu darbe planlarını ABD’ye götü- rüp Gülen’e gösterip geleyim” dedi. Öksüz, 11 Temmuz’da gittiği ABD’den 13 Temmuz’da döndü. Öksüz, darbenin 15 Temmuz’da yapılacağını bildirdi. 2 generali villaya götüren “imam” da daha sonra yakalanıp tutuklandı.

HAKAN ŞÜKÜR

Türk futbol tarihine adını yazdıran Hakan Şükür, yıllardır Fethullah Gülen’e yakınlığıyla da tanınıyordu. 2011’de AK Parti’den İstanbul Milletvekili oldu. 17-25 Aralık’ta istifa edip 2015’de ABD’ye gitti. Şükür, Sakarya’nın zenginlerinden. Babası Selmet Şükür tutuklandı. 200 milyon TL’lik mal varlıklarına el konuldu.

DAVUT HANCI

‘Halis’ kod adlı Davut Hancı; Gülen’e en yakın ve beraber görüntüleri basında sıkça yer alan isimlerden. Örgütün yetiştirdiği finansal anlamda en önemli kişilerden biri. Akyazı’da tanınan bir işadamı. Kanada vatandaşlığı da bulunan Hancı, 13 Temmuz günü Sakarya’da akrabalarını ziyaret etti, Trabzon’da yakalanıp tutuklandı.

ÇAĞRI ACAR

Bodrum imamı olarak anılıyor. ‘Asım’ kod adlı Çağrı Acar, örgütün önemli isimlerinden. Ege Bölgesi’ndeki himmet paralarını topluyor. Tüm Ege’den sorumlu olan Acar, Sakarya Akyazı’ya yılın belirli zamanlarında giderek, yakınlarını ziyaret ediyordu. İzmir Tire’de yakaladı ve cezaevine konuldu.

1. kaynak: Habertürk
2. kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/cep-sinyali-akyazidan-geldi-bolge-didik-didik-araniyor-40195689


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Emekli Albay Üçok’tan FETÖ uyarısı" Aug 16, 2016

--Alıntı--

Özlem GÜRSES/Sözcü
16 Ağustos 2016

Kumpas mağduru emekli Albay Ahmet Zeki Üçok, SÖZCÜ’ye konuştu. Tehlikenin hâlâ geçmediğini belirten Üçok uyarılarda bulundu.

Genelkurmay savcısıyken Balyoz kumpasına dahil edilen Üçok, “O gece kimin hangi tarafta olduğu tespit edilmeli. Yoksa bu darbenin analizini yapamazsınız” dedi ve uyardı: Orduda hâlâ FETÖ'cü var. Tehlike geçmedi. Meclis'i yine bombalayabilirler…

KUMPAS MAĞDURLARI ÖZÜR BEKLİYOR
Emekli Albay Ahmet Zeki Üçok, Özlem Gürses'in sorularını yanıtladı. Üçok, kumpas mağdurlarının maddi ve manevi zararlarının tazmini için yasa teklifi üzerinde çalıştıklarını söyledi. Üçok, “O kanun yapılırken bir özür ifadesinin bu metinde yer almasını talep ediyoruz” dedi.

Genelkurmay Başkanlığı Savcısı Hava Albay Ahmet Zeki Üçok, aynı zamanda Kumpas Mağdurları Derneği Başkanı. Balyoz'dan 4 yıl 10 ay hapis yattı. Bu süre içinde biricik kızı ortaokul ve liseden mezun oldu, üniversiteye başladı, o hiçbir töreni göremedi. Şimdi de hem mağdurların iade-i itibarı için hukuk mücadelesini sürdürüyor, hem de tüm Türkiye'ye TSK'nın nasıl FETÖ tarafından ele geçirildiğini anlatıyor.

Bir nefes almak için geldiği Bodrum'da buluştuk, hemen sordum “Hiç mi öfke duymuyorsunuz?” diye. “Öfke duysam ne olacak? Öfke belki aklımızın önüne geçecek, o yüzden ben bu örgütün bir an önce Türkiye'nin gündeminden çıkmaları için çaba sarf etmeyi tercih ediyorum” dedi. Üçok, Cumhurbaşkanı'nın “Kandırıldık, bizi affedin” açıklamasını samimi buluyor. “Benim aldığım devlet terbiyesine göre Cumhurbaşkanları yalan söylemez” diyor. Ama asla affetmediği biri var: Genelkurmay eski Başkanı Necdet Özel.

GENELKURMAY'A 3 KEZ FETÖ'CÜ LİSTESİ VERDİM

– Bu ülkenin Genelkurmay eski Başkanı “Benim hiç haberim yoktu FETÖ'cülerden, bir ihbar gelmedi hiç” dedi. Ona inanmıyorsunuz…

Haklısınız, Genelkurmay Başkanı yalan söylememeli. Özel'in Genelkurmay Başkanlığı yaptığı dönemde 21 Nisan 2014, 30 Nisan 2014, 13 Temmuz 2014 tarihlerinde, 3 defa Askeri Savcılığa gidip ifade vermişliğim var. O tarihlerde “F List” dediğimiz Fethullahçı listesini bizzat savcıya verdim. Aynı listeyi Ankara, İzmir, İstanbul Cumhuriyet Savcılıklarına verdim. Yani, “Haberim yoktu” diye bir şey yok, senin askeri savcın bu bilgileri defalarca yetkili birimlere vermiş, anlatmış.

– Sizin savcı olarak ulaştığınız bir bilgiye Genelkurmay Başkanı'nın ulaşamaması mümkün mü?

Teorik olarak imkansız. Genelkurmay Başkanı'nın önüne gelen bilgi akışının 10'da biri bizde yok. Necdet Özel'in “Bunu bilmiyordum” demesi, şu anda görevde olan Genelkurmay Başkanı'nı ve komuta kademesini korumak için. Çünkü Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve komuta kademesi bu darbe sürecinde çok başarısız ve basiretsiz bir yönetim gösterdi.

BİRİSİ DÜĞÜNE GİDİYOR DİĞERİ İSE ÇAY İÇİYOR…

– Ne yapabilirlerdi de yapmadılar?

2011'den 2015'e kadar terfi ettirdikleri bütün generallerin yüzde 70'i fiilen 15 Temmuz darbesinin içinde yer aldılar. Bir komuta kademesi düşünün ki, her gün beraber oldukları insanlar darbeci ve bundan haberleri yok! Bu birincisi. İkincisi, MİT Müsteşar Yardımcısı saat 16.00'da geliyor, “Bir hareketlilik var” diyor, bizim ekip ikna olmuyor. 18'de MİT Müsteşarı geliyor, bu komuta kademesi ne yapıyor peki? Biri düğüne gidiyor, biri İstanbul'un ara sokaklarında dolaşıyor, Jandarma Genel Komutanı'nın ise nerede olduğunu bilmiyoruz. Kara Kuvvetleri Komutanı kameriyedeki darbecilerle çay içiyor. Acizliğe bakar mısın! Bunları eleştirmeyeceğiz de kimi eleştireceğiz?

BAZILARI DARBECİLERE ÜSTÜ KAPALI DESTEK VERDİ

– Bu bir gayriciddiliği mi yoksa o gece bir koalisyon olma ihtimalini mi gösteriyor? O gece aslında ne oldu?

Benim gördüğüm şu; 15 Temmuz gecesi TSK'da 5 grup vardı. Birincisi, darbeciler. İkincisi, bu darbecilere üstü kapalı destek verenler. Köprüye asker çıkmış, kimse müdahale etmedi. 5 uçak kalkmış Meclis'i bombalıyor kimse engel olmamış. Bizim ülkemizde 8 adet F-16 filosunda toplam 160 uçağımız var. Hiçbiri müdahale etmedi. Bu üstü kapalı destektir. Üçüncü grup, darbe başarılı olursa darbecilerden yana olacak, olmazsa hiç açık etmeyecek bir fırsatçılar grubu. Dördüncü grup, hainler grubu. Herkes darbe gecesi sokaklara çıkmışken, bu gruptaki askerler evlerinde oturup TV seyretti. Son grup ise kahraman dediğimiz çocuklar. Darbecilere karşı mücadele eden, silahlı çatışmaya giren, bazıları Balyoz'dan yargılanmış vatansever gerçek kahramanlar. TSK içindeki bu 5 grubu biz iyi tespit edemezsek, kim olduğunu açıkça ortaya koyamazsak, bu darbenin analizini yapamamış oluruz.

BU KOMUTA KADEMESİ MUTLAKA YARGILANMALI

– Nasıl yapacağız bu işi?

Çok basit, o gece herkesin nerede olduğu belli. Bu darbe başarılı olsaydı bu komuta kademesi bu darbenin emir komuta zinciri içinde yapıldığını açıklayacaktı. Böyle düşünüyorum.

– Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bu ekibi tasfiye etmedi…

Bence hata yapıyor. Ben olsam daha o günün sabahı hem MİT Müsteşarı'nı hem de komuta kademesini tamamen değiştirirdim.

– TSK bu hale nasıl geldi?

İşte bu ve benzeri komuta kademelerinin altlarını tanımaması yüzünden geldi. Şehit olan 250 kişinin vebali bu komuta kademesinin üzerindedir. Mutlaka yargılanmalılar.

TSK'YI, EN GÜVENİLMEZ KURUM YAPANLAR UTANSIN

– 2006'da terörist olarak yargılanan Gülen'i beraat ettiren yasayı da yine AKP çıkarmadı mı?
Peki beraatı için aracılık edenleri biliyor musunuz? Şimdi söyleyeceğim bana dava açacaklar. Mehmet Moğultay'dır gidip Yargıtay'la konuşan.

– İnsanlar bu yüzden siyasete güvenmiyor artık. Hatta Türk Silahlı Kuvvetleri'ne de güvenmiyorlar.

Bunda şaşacak ne var? Şu anda Türkiye'de en çok güvenilen kurum Emniyet, yüzde 89. TSK son sırada, yüzde 68 çıktı son ankette. TSK'yı Türkiye'nin en güvenilmez kurumu yapanlar utansın! Kim yaptı? İşte bu ve bundan önceki komuta kademeleri yaptı.

DARBE BAŞARILI OLSAYDI İKİNCİ SEVR'İ YAŞAYACAKTIK
– Allah korusun bu darbe başarılı olsaydı ne olacaktı?

Çok acı, çok kanlı bir tablo olacaktı. Yüzbinlerce insan hapse atılacak, binlerce insan hayatını kaybedecekti. Bu kaotik ortamdan yararlanan uluslararası toplum ikinci bir Sevr'i bize yaşatacaktı. Türkiye bölünecek, Ermenistan, Kürt Bölgesi ayrılacak, ülke işgal altına girecekti.

– Bu tehlike bitti mi?

Bence bitmedi. Son 10 yılda sadece TSK'ya alınan askeri okul öğrencilerinin toplam sayısı 50 bin civarıdır. Bunların neredeyse tümü şifreyle, hileyle girmiş FETÖ'cü öğrenciler. Bunlar hâlâ orduda. Üç beş ay sonra hiçbir şey olmamış gibi bunlar uçaklarını uçuracak, tanklara binecek, Güneydoğu'ya göreve gidecek. Ama bir salı günü mesela, Meclis'te grup toplantıları varken, bir emir alacaklar ve iki F-16 Meclis'i yerle bir edecek. Bu olabilir mi? Bana sorarsanız hâlâ olabilir.

FETÖ MAĞDURU GENÇLERE İADEİ İTİBAR YAPILMASI GEREK

– Siz ayrıca Kumpas Mağdurları Derneği Başkanısınız. O mağdurlara hâlâ bir iade-i itibar yapılmadı.

Bizim derneğin amaçlarından biri bu süreci halka anlatmak ve bir arşiv oluşturmak. Herkese yararlı olacak bir arşiv yapıyoruz. Bu kumpasların içinde yer alan kim varsa onları yargı önüne çıkarmak ikinci amacımız. Üçüncüsü de bu süreçteki maddi ve manevi kayıpların tazmin edilmesi. Dursun Çiçek'le beraber bir kanun teklifi hazırladık, Meclis'e sunduk.

– Maddi manevi tazmin nedir?

Bazı arkadaşlarımız yıllarca hapiste yattılar, bunların terfileri yapılamıyor hâlâ. Bunlar için ek geçici madde çıkarılarak devre arkadaşları ile aynı seviyeye getirilmesi gerek. Bir de muvazzafken tutuklanıp sonra emekli edilenler var. Bu arkadaşlarımızın hiçbiri Askeri Şura'ya girme hakkını elde edemedi. Girselerdi mutlaka terfi alacaklardı. Biz şimdi emekli edilen tüm arkadaşlarımızın bir üst rütbeden emekli olmasını istiyoruz. Ayrıca yeni kanun yapılırken bir özür ifadesinin bu metinde yer almasını talep ediyoruz. Son olarak TSK'dan FETÖ'cüler tarafından atılan arkadaşlarımız var. Onlardan şartları uygun olanların göreve dönmelerini istiyoruz.

Kaynak: http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/o-gun-tskda-5-grup-vardi-darbeciler-firsatcilar-korkaklar-destekciler-ve-gercek-kahramanlar-1353557/

[Edited at 2016-08-16 06:25 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"FETÖ'nün eski 'abla'sından çarpıcı açıklamalar" Aug 16, 2016

--Al-yapıştır bilgidir--

hurriyet.com.tr 15 Ağustos 2016 - 23:04 Son Güncelleme : 16 Ağustos 2016 - 01:26

FETÖ evlerinin eski 'abla'sı CNN Türk canlı yayınında çarpıcı açıklamalarda bulundu. FETÖ evlerinde yaşananları ve ‘ablalık’ sistemini anlatan Ayşe isimli kadın, pişman olduğu için 2013 yılında zor da olsa FETÖ evlerinden kendi isteğiyle ayrıldığını söyledi.

Yıllarca FETÖ evlerinde 'ablalık' yapan Ayşe isimli kadın CNN Türk canlı yayınında Didem Arslan Yılmaz'ın sorularını yanıtladı.

Yüzünün görünmesini istemediği için silüeti ekrana yansıtılan Ayşe isimli kadın, 17-25 Aralık operasyonlarının ardından örgütten ayrılmaya karar verdiğini söyledi ve şöyle devam etti:

"ORADAYKEN ANLAMIYORSUNUZ, GÖREMİYORSUNUZ"

Benim burada anlatacaklarımı vatana millete borç biliyorum. İnsanlar yanlış şeye hizmet ediyor ama bunu oradayken anlatamıyorsunuz, göremiyorsunuz.

‘İTAAT ET, KURTUL’

Örgütte şöyle bir şey var, burada kalmak istiyorsan itaat edecek ve kurtulacaksın. Hiçbir şekilde sorgulama yok. Misal, ‘Gazete abonesi bulmak zorunda mıyım?’ diyorsun, ‘Evet bulmak zorundasın’ deniyor. Ama neden, niçin yok. Sorularım var cevaplarını alamıyorum. ‘Buradan çıkmak istiyorum, kalmak istemiyorum’ diyorsun, bu sefer de ‘Eğer sen buradan çıkarsan cehennemliksin, yanacaksın’ şeklinde bütün psikolojisini mahvediyorlar.


‘ÇOK ZOR AYRILDIM’

Ben çok zor ayrıldım. Onlara güven kazandırdığınız için sizi kolay kolay bırakmıyorlar. Tehdit yok. ‘Yanlış yapıyorsunuz, ben bu şartar altında kalamam, dinlenmem lazım’ diyerek ayrıldım.

Büyük bir yurt ve az sayıda insan vardı. Keşke sorgulasaydım da atsalardı beni. Ailem bana çok kez ‘gitme yapma’ dedi ama içinde olduğum için anlayamadım.

GÜLEN’İN RÜYALARINI ÖĞRENCİLERE ANLATIYORDUK

(Gülen’in rüyasında Hz Muhammed’le konuştuğu safsatası) Onlar bize şefk verme adına anlatılıyordu. Bize de ‘Siz de itaat eden öğrencilere anlatın’ deniyordu. Bana çok ütopik geliyordu, inanmıyordum. Ama öğrencilere anlatmak zorundaydım, soruyorlardı. Evleri dolaşan kişiler oluyordu, BTM deniyordu. Evleri dolaştığı zaman öğrencilere ‘Ablanız bu rüyayı size anlattı mı?’ diye soruyordu. Anlatmadıysanız eğer ‘Neden anlatmadın?’ diye sorguya çekiliyordunuz. İnanmasam da anlatıyordum.

Bulduğun kurbanla, burs ve himmetler ile terfi ediyorsunuz. Bunlarla cemaate kazanımlarınız oluyor, başka bir kademeye çıkarsınız. Yurt müdürü, il ablası...

"GÜLEN'DEN SAAT, OKUNMUŞ EŞARP GELİYORDU"

(Toplanan kurban paraları) Kurban kesildiğini görmedim. Amerika’dan gündem geliyordu. O ilde 500 tane kurban kesilecek. Bunu ilin ablası söylüyor ve ardından bayanlar içindeki yapılanmalar içerisinde ,öğretmenler ayrı, doktorlar ayrı, avukatlar ayrı, öğrenciler ayrı...’ Bu sadece bayanların bulması gereken kurban sayısı, bana gelen sayı ise 5. Öğrencilerin zaten maddi durumları yok. Nereden bulacağım, kimsen isteyeceğim? Eğer hedefini tamamlarsan ‘Gülen’in saatini alacaksın, bu çok büyük bir şey. Bana da verdiler. İmam hatip öğrencileri gelip gidiyordu, anlatıyordum. Hoşlarına gitmiş herhalde, verdiler. Saat bir örnek sadece. Gülen’den okunmuş eşarp geliyor mesela. Bu büyük bir şey. Eşarbı almak için ya gazete abonesi buluyor, kurban buluyor, burs buluyor, öğrenci getiriyor. Sen kaç tane öğrenci aldın eve? 50 tane, 100 tane... Bu büyük bir rakam yani.


ABİLER ABLALARA EMİR VERİR MİYDİ?

İlin abisi, yani imamı Fetullah Gülen ile ilgili talimatları bayan hizmetinden sorumlu olan ablaya söyler, o abla da eğitimle ilgilenen ablaya söyler. Eğitimle ilgilenen abla da bize söyler. Benim bağımlı olduğum abla eğitim danışmanı ablaydı.

FETULLAH GÜLEN’İN MEHDİ OLDUĞUNA İNANIYOR MUYDUNUZ?

Hayır. Benim bulunduğum yerde bunu konuşan kimse yoktu. Ama aşırı derecede yüceltiliyordu. ‘Kesinlikle doğru söylüyor, şu zamana kadar hiç yanlışı olmadı, olsaydı çıkardı.’ Diyerek yüceltiliyordu. Öğrencilere de böyle anlatılıyordu.

Ev anneleri maddi noktada çok iyi oluyorlardı. Seçilmiş oluyorlardı. O bölgede maddi açıdan çok iyi oluyordu ve eve maddi açıdan yardım ediyordu.

ABLALIK SİSTEMİ

İsim sürekli değiştirilirdi. Biz bilmezdik. Bize ‘Fatma’ denirdi ismi, ama adı Fatma değildir. Sonradan öğrenirdik. Başka bir ile gider, ismi değiştirdi. Gidene kadar ismi bilinmezdi, gittikten sonra ‘bu ablanın ismi şuymuş’ denirdi. Ben il değiştirmediğim için gerçek adımı kullandım.

Tedbir çok önemli. Zaman gelince bir darbe olunca ya da hizmetin okullarına, kolejlerine polis baskın yaptığı zaman siz nasıl cevap vereceksiniz? Darbe kelimesini çok kullanırlardı. ‘Darbe olduğu zaman sen hizmetin neresinde olacaksın?’ diye seni hazırlıyorlardı.

FETÖ EVİNDEKİ ŞİFRELEME

Gündem geliyor demiştim ya... Onları not alıyorsunuz, çok dikkatli not almanız gerekiyor. Örneğin, öğrencinin namazını ya da okulunu takip edeceksiniz. Onları kendine göre kodlaman gerekiyor. Açık bir şey yazarsan ceza alırsın. Başkası anlamaz çünkü o benim kodlamam. Mesela namaz spor diye geçer. Ben Gülen’i kendim anlayayım diye ‘F’ yazardım, ‘G’ yazardım, herkes kendince yazardı.

ABİLER GELİR ÇANTANIZI KARIŞTIRIR

Yılda 2 ya da 3 kez o ile bir abi gelirdi. O abi, görevli bayanları toplardı. Çantanızda ne varsa her şeyi o kişiye vermeniz gerekirdi. Telefonunuzu karıştırırdı, hizmete zarar verecek bir mesaj yazdı mı diye bakarlardı. Hiçbir mahremiyetiniz yok. Mesela oradan rastgele birisini sorar, ‘Ayşe abla kim?’ Hizmete zarar gelmesin diye hazırlıklı olunurdu. Polis bir gün baskın yaptığı zaman o kişi için nasıl cevap vereceksin... Bize tedbir diye söylenirdi ama gizlilikti bu.

CV'DEN EŞ SEÇİMİ

İlin ablası, evliliğini düşündüğü ablaya telkinde bulunuyor. 'Evlen, bizimle kal' şeklinde. Bir CV oluyor açıkçası. Ben o şekilde biliyorum. Kişisel özellikler, hobiler, fobiler yer alıyor. Erkeğin CV'si de kadına geliyor. Normal bir evde çok kısa bir süre görüşüyorlardı. Görücü usulü gibi. Arkadaşlarımdan duyduğum bunlar.

Yeri: http://www.hurriyet.com.tr/fetonun-eski-ablasindan-carpici-aciklamalar-40195383

[Edited at 2016-08-16 10:03 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Son dakika haberi…. İstanbul’da şirketlere FETÖ operasyonu" Aug 16, 2016

--Alıntı--
Habip ATAM/SÖZCÜ
07:3216 Ağustos 2016

İstanbul Mali Polisi (İMP) Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) yapılanmasının finans ayağına yönelik yeni bir operasyon düzenledi. Aralarında Akfa Holding’in de bulunduğu 44 şirkete yönelik yürütülen soruşturma kapsamında; düzenlenen operasyonda 113 şüphelinin yakalanmasının hedeflendiği öğrenildi. Operasyon düzenlenen şirketler arasında ünlü marketler zinciri A 101'i bünyesinde barındıran şirket de bulunuyor. Şirketlere el konulmasına karar verildiği de bildiriliyor.

İstanbul Emniyeti'ne bağlı Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ yapılanmasının gerçekleştirdiği 15 Temmuz kalkışmasının ardından örgütün finans ayağını mercek altına aldı. Polis çalışmalarını sürdürürken Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları da değerlendirildi. MASAK raporları, ihbarlar ve araştırmalar sonucunda, AKFA Holding'in FETÖ'ye yardım aktardığı belirlendi. Kartal Anadolu Cumhuriyet Savcılı’nın talimatıyla Mali Polis soruşturmayı derinleştirdi.

ABD'DEKİ KURUMLARA MİLYON

Araştırmalarda, holdingin, ABD merkezli Boğaziçi Atlantik Kültürel Dostluk Derneği, Kanada Türkiye Dostluk Derneği, Colegios De Education, Mediterraneo SL, Metropolitan Education, Brooklyn Amitiy School, The Respect İnstitute İnc. ve Wİstom School gibi dernek ve kuruluşlara, kuruluşlara 40 milyon dolar tutarında usulsüz para aktarıldığı belirlendi.

ÇALIŞANLAR ÜZERİNDEN HAVALE

Çalışmalarda ayrınca Bank Asya'ya el konulmasından sonra “himmet” adı altında toplanan paraların, holding üzerinden yurt dışına aktarıldığı belirlendi. Paraların firma çalışanlarının hesapları üzerinden yurt dışına havale edildiği de tespit edildi. Vergi denetim uzmanları da holdingde vergi usulsüzlüğü belirledi.

EŞ ZAMANLI BASKIN

Mali Polis'in araştırmalarında 113 isim belirlendi. Ekiplerin çalışmalarının tamamlanmasının ardından, çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenlendi. Özel Harekat ve Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nün de yer aldığı baskınlarda gözaltına alınan şüpheliler, Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

EŞİ İLE BİRLİKTE GÖZALTINDA

İstanbul Mali Şube Müdürlüğü Ekiplerinin yürüttüğü operasyonlar kapsamında AKFA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Aktaş ile eşi Yeliz Aktaş, Üsküdar Kandilli’deki villalarında gözaltına alındı. Fatih Aktaş ve eşi daha sonra Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne götürülerek sağlık kontrolünden geçirildi. Tekerlekli sandalyeyle hastaneden çıkarılan Aktaş’ın, 1 ay önce geçirdiği bisiklet kazası nedeniyle kalça kemiğinin kırıldığı öğrenildi. Aktaş ile eşi, sağlık kontrolünün ardından da Kartal’daki Anadolu Adalet Sarayı nezarethanesine götürüldü. Bu arada Aktaş’ın evinde polis uzun süre arama yaptı. Aramada 1 dolarlık banknot bulunduğu, bu banktnotun yanısıra çok sayıda dökümana el konulduğu öğrenildi.

51 ŞİRKET VE A-101

Soruşturma kapsamında, Akfa Holding ve alt kuruluşları olan 51 şirkete de eş zamanlı baskın düzenlendi. Ayrıca baskın yapılan bir diğer adres de A-101 ismiyle hizmet veren Yeni Mağazacılık AŞ. oldu. Şirket merkezlerinde yapılan aramalarda dijital malzemelere de el konuldu.

120 MİLYON İDDİASI

Eş zamanlı düzenlenen baskınlardan birinin adresi de Akfa Holding'in Ümraniye'deki yönetim merkezi oldu. Akfa Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Aktaş hakkında da yakalama kararı olduğu öğrenildi. Aktaş'ın adı, daha önce Bank Asya’ya, likitide probleminin çözümünde yer almıştı. O dönem medyada yer alan haberlerde, Bank Asya’ya yönelik düzenlenen operasyonların ardından, müşteriler bankadan 300 milyon lira para çıkışı yaptı. İddiaya göre, bu açığın kapatılması için devreye Fatih Aktaş girdi. Aktaş, ilk etapta, 120 milyon lira toplayarak, bu parayı bankaya aktardı.


ESKİ PETKİM GENEL MÜDÜRÜ TUTUKLANDI

Öte yandan İzmir’de Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 kişiden, aralarında Petkim Petrokimya Holding A.Ş.’nin (PETKİM) eski Genel Müdürü Sadettin Korkut ve kurumda ‘himmet’ topladığı öne sürülen ‘PETKİM’in imamı’ Yasin Atak’ın da bulunduğu 13’ü tutuklandı.

Bir polis ekibi operasyon kapsamında Beykoz’da bulunan lüks bir sitedeki adrese baskın düzenledi. Operasyon yapılan bir diğer adres AKFA Holding’in Ümraniye’deki binasında da aramalar sürüyor.

Haberin yeri: http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/son-dakika-haberi-istanbulda-sirketlere-feto-operasyonu-1353617/


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"TÜBİTAK'ta 14 FETÖ'cü tutuklandı" Aug 16, 2016

--Alıntı--

Internet Haber Merkezi
17:44 Ağustos 16, 2016
DHA

TÜBİTAK'taki FETÖ yapılanması, polisin operasyonu ile çökertildi. TÜBİTAK'ta çalışan mühendislerin her ay örgüte himmet adı altında 300 TL gönderdikleri, özel programlar üzerinden haberleştikleri belirlendi. Operasyonda gözaltına alınan 22 kişiden 14'ü tutuklandı.

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü, TÜBİTAK'taki FETÖ yapılanmasıyla ilgili olarak basın açıklamasında bulundu. 29 Temmuz'da başlayan ve devam eden operasyonlar kapsamında 22 kişinin gözaltına alındığı belirtilerek, yakalanan örgüt mensuplarının cemaate ait okullarda ve yurtlarda eğitim öğretim gördükleri belirtildi.

Zanlıların örgüt ile ortaokul seviyesinde tanıştıkları ve örgütün derslerine katılan zeki öğrencilerden seçilerek sorumlu imamlar vasıtasıyla planlanan üniversitelerdeki elektrik-elektronik ve bilgisayar mühendislikleri bölümlerine yönlendirildikleri, burada cemaat evlerinde kalırken abi ve semt sorumlusu pozisyonlarında örgütsel faaliyetlerde bulunduklarının tespit edildiği bildirildi.

'Bylock' ve 'Covermi' kullanmışlar
Operasyonda, TÜBİTAK'dan Mustafa kod adlı M.Ö'nün sorumlu olduğu, M.Ö.'ye bağlı olarak ise TÜBİTAK imamının Arif kod adlı Ö.O. olduğu, imama bağlı olan abiler Cemil kod adlı C.G. ve Hakan kod adlı H.B.Ö.'nün ise mühendisler Rıdvan kod adlı R.T.K, Orhan kod adlı İ.K, Ömer kod adlı E.M, Recep kod adlı Ş.K, Ethem kod adlı İ.Ç, Yusuf kod adlı Y.Ö, Asım kod adlı A.Ö.'den himmet adı altında her ay 300 TL aldıkları belirlendi. Örgüt mensuplarının Bylock ve Covermi adlı programları kullanarak haberleştikleri, örgüte ait Bank Asya'da hesaplarının bulunduğunun tespit edildiği açıklandı.

14 kişi tutuklandı
FETÖ'nün TÜBİTAK'taki yapılanması kapsamında gözaltına alınan 20 kişi ile 2 yakını adliyeye sevk edildi. 22 kişiden 14 kişi tutuklandı. 4 kişi adli kontrol şartı ile serbest kalırken, 4 kişi ise serbest kaldı.

Kaynak: http://www.yenisafak.com/gundem/tubitakta-14-fetocu-tutuklandi-2512389


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"İşte darbecilerin 'WhatsApp' hattından o anlar" Aug 16, 2016

--Alıntı--

Sabah Gazetesi 16 Ağustos 2016

"İşte darbecilerin 'WhatsApp' hattından o anlar" -> http://www.sabah.com.tr/galeri/turkiye/iste-darbecilerin-whatsapp-hattindan-o-anlar

"İşte darbecilerin 'WhatsApp' hattından o anlar" -> http://www.sabah.com.tr/galeri/turkiye/iste-darbecilerin-whatsapp-hattindan-o-anlar

"İşte darbecilerin 'WhatsApp' hattından o anlar" -> http://www.sabah.com.tr/galeri/turkiye/iste-darbecilerin-whatsapp-hattindan-o-anlar



Yeri: http://www.sabah.com.tr/galeri/turkiye/iste-darbecilerin-whatsapp-hattindan-o-anlar


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"FETO için 2 müebbet ve bin 900 yıl hapis istendi" Aug 17, 2016

--Alıp-yapıştırmadır--

Haber: DHA 17 Ağustos 2016 Saat:10:03

Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen 'bir numaralı' sanık olarak yer aldı. Savcı, isnat edilen suçlardan ve diğer zanlıların işlediği suçların ceza miktarlarının eklenmesiyle FETÖ elebaşı Gülen hakkında 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 900 yıl hapis cezası ile 2 milyon 210 bin gün adli para cezası verilmesini talep etti.

Fethullah Gülen’in ilk sırada yer aldığı iddianamede, 2 numaralı sanık olarak FETÖ’nün ‘İsrail imamı’ olduğu belirtilen firari Harun Tokak, 3 numaralı sanık olarak örgütün eski ‘MİT ve bürokrasi imamı’ olduğu söylenen, halen ‘Asya imamı’ olarak bilinen firari Murat Karabulut, 4 numaralı şüpheli olarak da Karabulut’un yardımcısı olduğu öne sürülen Uşaklı işadamı Hazim Sesli yer aldı.

Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) finans sağlayanlara yönelik olarak bir yıldır süren soruşturmanın ardından hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen, 13’ü tutuklu 111 sanık hakkındaki iddianamede, darbe girişimine yer verildi.

Uşak’ta Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015 yılı eylül ayında başlatıp, 13’ü tutuklu 111 sanık hakkında yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hazırlanan 2 bin 527 sayfalık iddianame, Uşak 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianamede FETÖ’nün elebaşı, 1 numaralı sanık Fetullah Gülen hakkında ‘Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek’, ‘Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek’, ‘Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek’, ‘Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘Terörizmin finansmanı’ suçlamaları yer aldı. Gülen hakkında diğer sanıkların işlediği suçların ceza miktarlarının da eklenmesiyle 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ile bin 900 yıl hapis cezası talep edildi.

FETÖ/PDY’nin 15 Temmuz’daki darbe girişimine de yer verilen iddianamede, ‘FETÖ/PDY’nin hükümete karşı darbe girişimleri ve cebir şiddet eylemleri’ başlığı altındaki bölümde, 17-25 Aralık süreci, MİT tırları soruşturması, 15 Temmuz darbe girişimine değinilerek, asıl amacın yargı, emniyet ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) yapılanarak ‘Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına suikast planlamak, TBMM’yi ortadan kaldırmak, Türkiye Cumhuriyeti hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ olduğu belirtildi. Darbe girişiminde yaşananlarla ilgili görsel içeriklerin de girdiği iddianamede, FETÖ üyelerinin Türkiye Cumhuriyeti’nde kaos ortamı yaratmaya çalıştıkları, Fethullah Gülen’in talimatları doğrultusunda hareket ettikleri belirtildi.

ÖRGÜTLENME ŞEKLİ
FETÖ’nün kurulması, işleyişi ve yönetim yapılanmasının yanı sıra, geçen 15 Temmuz’daki darbe girişimiyle ilgili bilgilere yer verilen iddianamede, örgütün ‘istişare heyeti’, ‘mollalar’, ‘özel hizmet birimi (yargı, emniyet, TSK, MİT, mülkiye, milli eğitim, kritik birim imamları, diğer kurum imamları)’, ‘dünya imamı’, ‘coğrafi bölge imamı (Avrupa, Amerika, Asya, Afrika, Avustralya)’, ‘ülke imamı’, ‘Türkiye imamı’, ‘tayin heyeti’, ‘bölge imamı’, ‘il imamı’, ‘ilçe imamı’, ‘semt imamı’, ‘mahalle imamı’, ‘ev imamı’, ‘ev ablaları’, ‘talebe imamları’, ‘serrehberler’, ‘belletmenler’, ‘rehber talebeler’ ‘yatay imamlıklar’ adı altında bir teşkilatlanmaya sahip olduğu vurgulandı.

İLK SIRADAKİ ŞÜPHELİLER
Fethullah Gülen’in ilk sırada yer aldığı iddianamede, 2 numaralı sanık olarak FETÖ’nün ‘İsrail imamı’ olduğu belirtilen firari Harun Tokak, 3 numaralı sanık olarak örgütün eski ‘MİT ve bürokrasi imamı’ olduğu söylenen, halen ‘Asya imamı’ olarak bilinen firari Murat Karabulut, 4 numaralı şüpheli olarak da Karabulut’un yardımcısı olduğu öne sürülen Uşaklı işadamı Hazim Sesli yer aldı. Sanıkların örgütün finans kaynaklarını yönettikleri, himmet, bağış, zekat, kurban gibi yöntemlerle topladıkları paraları, paravan şirketler aracılığıyla ABD’ye gönderdikleri iddia ediliyor.

13 KİŞİ TUTUKLANMIŞTI
FETÖ/PDY’nin finans ayağına yönelik Eylül 2015’te başlatılan soruşturmada 83 kişi gözaltına alınmış, işadamı Hazim Sesli ile Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Ali Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi tutuklanmış, diğerleri serbest bırakılmıştı. Operasyon kapsamında başka şüpheliler hakkında da yakalama kararı çıkarılmıştı.

Yazının alındığı yer: http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/feto-icin-2-muebbet-ve-bin-900-yil-hapis-istendi-1354947/

[Edited at 2016-08-17 09:02 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
טורקיה
Local time: 22:34
חבר (2007)
מגרמנית לטורקית
+ ...
TOPIC STARTER
"Gülen'in masörü anlatı: CIA da gelirdi paşalar da..." Aug 17, 2016

--Alıntı--
Milliyet 17.08.2016 - 12:23 | Son Güncelleme: 17.08.2016-13:03

Tam 10 yıl boyunca Fetullah Gülen'e masaj yapan Psikolog ve Refleksoloji Uzmanı Esat Başaran çok önemli bilgiler paylaştı. Başaran, “2012 yılında yüzünde kar maskesi olan bir general Pensilvanya’ya geldi. Gülen’le görüştü. ABD Gizli Servisi CIA’dan da çok sayıda isim Gülen’i ziyaret ederdi...” dedi.

FETÖ'cü hainler 15 Temmuz'da darbe yapmaya kalkıştı. Halkına kurşun sıktı bomba yağdırdı. Ancak demokrasi kahramanları tanklara karşı durup ihanet çetesinin hain planını yarım bıraktı. Pensilvanya'daki ininden ordudaki adamlarına mesaj veren Fetullah Gülen şoka uğradı. Tüm bunlar olurken kanlı örgütte çözülmeler başladı. Bir dönem Gülen'in yanında yer alanlar, cemaatin ve hocanın korkunç planlarını anlattı. Tam 10 yıl boyunca Fetullah Gülen'e masaj yapan Psikolog ve Refleksoloji Uzmanı Esat Başaran Takvim gazetesine önemli açıklamalarda bulundu:

"2005 yılında Ekrem Dumanlı bel fıtığı sorunu için bana geldi. Daha sonra Fetullah Gülen de aynı rahatsızlığı yaşayınca Dumanlı beni önerdi. 2013 yılındaki 17-25 Aralık Darbe Girişimi'nden sonra Pensilvanya ile bağlantımı kestim. 2012 yılında yine ihanet şebekesinin lideri Gülen'i tedavi için Pensilvanya'daki malikaneye gittim. Bu sırada benim gibi dışarıdan gelen isimleri bir odada topladılar. Bize "Hocanın çok özel misafirleri var. Bunlar bir abla ve abi. Onlar hocayla görüşecek" dendi. Ancak bu doğru değildi. Çünkü abi olarak bahsedilen kişinin Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki abiler olduğunu öğrendim. Pensilvanya'ya 2012'deki ziyaretim sırasında yine ilginç bir olayla karşılaştım. Yüzünde kar maskesi olan biri malikaneye geldi. Bu kişinin TSK içindeki bir general olduğunu öğrendim. Tesadüfen söz konusu kişinin orta boylu beyaz saçlı ve zayıf bir olduğunu gördüm.

ADİL ÖKSÜZ'LE KAVGA ETTİM

Hoca TSK'daki kimseyi yıllarca imam yapmazdı. Bu nedenle askeriyedeki imamları sık sık değiştiriyordu. Ayrıca ordudaki cemaat üyeleri Gülen'i peygamber olarak görüyorlardı. Bir çeşit hipnoz ile Gülen'e direkt bağlıydılar. "Bu adam CIA'yı kullanıyor" diyerek kendilerini motive ederlerdi. Fetullah Gülen, hep mor, siyah ve kahverengi cübbe giyerdi. Ancak kanlı darbe girişiminden önce verdiği sohbetinde haki bir cübbe giymesi tesadüf değil. Darbe gecesi Akıncılar Üssü'nde gözaltına alınıp serbest bırakılan Adil Öksüz ile 2013'te Pensilvanya'daki malikanede karşılaştım. Yan yana odalarda kaldık. Gizli gizli sigara içtiğim için Adil Öksüz bana tepki gösterdi. Ben de karşılık verince malikanedekilerden uyarı aldım.

Bana "Aman Esat bey. O çok önemli bir adam. Sakın onunla kapışma. Yoksa hocayı karşında bulursun" dediler. Gülen'in malikanesine sık sık ABD'li heyetler gelirdi. 2012- 2013'te de bu ziyaretlere tanık oldum. ABD gizli servisi CIA'dan da gelenler vardı. Ayrıca hoca ABD tarafından korunuyordu. Defalarca malikanenin üstünden helikopterler uçurulduğunu gördüm. Türkiye'den kaçan savcıların askerlerin hepsi şu anda hocanın yanında. Çünkü ellerindeki para bitti.

BERBERİ BİLE TÜRKİYE'DEN GİDERDİ

Darbe başarısız olunca hoca krize girmiştir. Gülen sürekli Diazem kullanıyor. Hatta müptelası. Avuç avuç bitkisel ilaç alıyor. En çok Lavanta ve ginseng tüketiyor. Gülen'in kuaförü, dişçisi ve göz doktoru Türkiye'den giderdi. Hatta Gülen'in göz damlasını damlatmak için bile Türkiye'den doktoru çağrılırdı. Kendisi tam anlamıyla bir lüks düşkünüydü. Başkalarının uyguladığı tedavileri kendisi de yapmak isterdi. Çünkü kıskanırdı.

SIZINTI'NIN ŞİFRESİ

Gülen, Sızıntı dergisinin fotoğraflarını bizzat kendisi seçerdi. Kapak fotoğraflarını bile belirlerdi. Bu seçimlerde kendisine Doktor Kudret Ünal yardımcı olurdu. Hoca, Sızıntı'yı kullanarak yanına gelemeyenlere, kripto mesaj verirdi. (Geçtiğimiz Mayıs ayında yayınlanan Sızıntı dergisinin kapağında asker kıyafetini andıran bir kişi, bir kapıyı açıyordu. 15 Temmuz'dan önce yayınlanan bu kapak, akıllarda soru işareti bıraktı.

EKREM DUMANLI TEHDİT ETTİ

2005'in Eylül ayından beri periyodik olarak 3-4 ayda bir Pensilvanya'ya gidiyordum. Her defasında Gülen'in malikanesinde 10 gün kadar kalıyordum. Ancak 17-25 Aralık'taki darbe girişiminden sonra Pensilvanya ile tüm ilişkimi kestim. 2014 yılında gazetenize konuştuktan sonra da Ekrem Dumanlı beni tehdit etti. "Senin ayaklarını kırarım" dedi. O dönemki Zaman gazetesinde adımı kullanıp bir röportaj yayınladı. Ancak ben Zaman'a tek kelime etmedim. Yine hocanın doktoru olan Doktor Kudret Ünal beni Twitter'dan Devlet Ajanı ilan etti.

Esat Başaran, Fetullah Gülen'in Pensilvanya'daki malikanesine gidenler arasında profesörlerin de bulunduğunu söyledi.

HEPSİ VATAN HAİNİ

Fetullah Gülen'e günde 3-4 kez masaj yapıyordum. Seans ücretim 300 dolar kadardı. Her gidişimde 2-3 bin dolar arası para alıyordum. Ancak bunların vatan haini olduğunu bilseydim Gülen'i tedavi etmezdim. Bunların hepsi vatan haini. Bana sapık desinler ama FETÖ'cü demesinler..."
----------
1. kaynak: Takvim gazetesi- resimli: http://www.takvim.com.tr/guncel/2016/08/17/cia-da-gelirdi-pasalar-da
2. kaynak: http://www.milliyet.com.tr/gulen-in-masoru-anlati-cia-da-gundem-2296469/

====================
ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR:::
"İşte FETÖ'nün bölgesel yapılanması: Fetullahçı Terör Örgütü'nün kara kutusu Ümit Akdemir FETÖ'nün bölgesel yapılanmasıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu..." GÖRÜNTÜLÜ::: -> http://www.takvim.com.tr/webtv/video-haber/video/iste-fetonun-bolgesel-yapilanmasi


[Edited at 2016-08-17 11:05 GMT]


Direct link Reply with quote
 
דפים בנושא:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

UYARI: Dikkat Scam

Advanced search


Translation news in טורקיה





CafeTran Espresso
You've never met a CAT tool this clever!

Translate faster & easier, using a sophisticated CAT tool built by a translator / developer. Accept jobs from clients who use SDL Trados, MemoQ, Wordfast & major CAT tools. Download and start using CafeTran Espresso -- for free

More info »
SDL Trados Studio 2017 Freelance
The leading translation software used by over 250,000 translators.

SDL Trados Studio 2017 helps translators increase translation productivity whilst ensuring quality. Combining translation memory, terminology management and machine translation in one simple and easy-to-use environment.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • חיפוש מונח
  • עבודות
  • פורומים
  • Multiple search